​HDP VE DBP’YE YÖNELİK SİYASİ SOYKIRIMA HAYIR!

​HDP VE DBP’YE YÖNELİK SİYASİ SOYKIRIMA HAYIR!

BRÜKSEL (12.12.2016)- HDK-A OHAL komisyonu yazılı bir açıklama yayınlayarak Avrupa’nın değişik ülke ve kentlerinde yaşayan Türkiyeli, Kürdistanlı ve Avrupa halklarını faşist Erdoğan-AKP diktatörlüğünün bu kirli savaşına karşı çıkmaya, gözaltılara, işkenceye, hapishanelerde devreye koydukları baskı ve zulme, tecrite, HDP, DBP, devrimci ve sosyalistlere yönelik siyasi soykırım saldırılarına karşı çıkmaya çağırdı.

Açıklamayı olduğu gibi sizlerle paylaşıyoruz.

   10 Aralık 2016’da Beşiktaş-Bursaspor maçından sonra, kitlenin stadyumu terketmesinin ardından gerçekleşen iki bombalı eylem sonrasında açıklama yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “Yarından tezi yok öncelikli iş intikam almaktır” açıklamasıyla düğmeye bastı. HDP ve DBP’ye yönelik siyasi soykırım saldırısı başladı.

12 Aralık günü sabaha karşı  İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Manisa, Urfa ve Hakkari’de 120’yi aşkın parti yöneticisi gözaltına alındı. Kapıları kırılarak girilen parti binalarına polis duvara; “Geldik Yoktunuz” yazısı yazdı. 

Devletin resmi ajansı Anadolu Ajansı’nın haberleri veriş biçiminden anlaşıldığı kadarıyla bu siyasi soykırım saldırısı genişleyerek devam edecek, gözaltına alınanların tamamına yakını tutuklanacaktır.

Ancak şunu hiç bir yoruma yer bırakmayacak şekilde söylemeliyiz ki; ister İstanbul’da Beşiktaş-Bursaspor maçında gerçekleşen bombalı eylem, isterse başkaca şiddet eylemlerinin ve tüm kaybedilen canların, bu savaşın tek sorumlusu faşist diktatör Erdoğan ve AKP’sidir!

Çünkü, 2015 baharında çözüm masasını tekmeleyerek yıkan faşist diktatör Erdoğan ve AKP’si 7 Haziran seçimlerinde aldıkları yenilgiyi kabullenmek ve görüşmeleri sürdürmek yerine savaş dediler…

Meclisi çalıştırmayan Erdoğan hem 2013 yılında Milli Güvenlik Toplantısı’nda aldıkları “Çökertme Planı” dedikleri savaş konseptini devreye koydu, hem de savaş ortamında, 1 Kasım’da tekrar seçimi halklarımıza dayattı! 

Erdoğan-AKP diktatörlüğü IŞİD’e verdiği destekle Kürdistan ve Türkiye’de bombaların patlamasını sağlamakla kalmadı, onlarca canımızı katlederek korku imparatorluğunu kurdu!

Fiilen HDP’nin seçim çalışması yürütmesini önledi!

Cizre, Şırnak, Nusaybin, Sur, Yüksekova gibi bir çok Kürt ilçesini, kentini yakıp yıkarak, onlarca genci bodrumlarda diri diri yaktı. Sokağa çıkma yasaklarıyla halkı aç susuz bıraktı. Ölülerini gömmesine engel oldu. Genç-yaşlı, kadın-çocuk demeden katlettiği insanlarımızın cansız bedenlerini günlerce sokak ortasında bekletti… Halkı göçe zorladı!

Kayyum atama yoluyla, Kürdistan’da DBP’ye ait belediyeler gaspetti!

Faşist diktatörlüğün Kuzey Kürdistan’da devreye koyduğu savaş uygulamaları, 2016 baharında Türkiye’ye taşındı… 

Savaşta önce gerçekler katledilirmiş sözüne uygun hareket eden faşist diktatörlük; AKP basını ve Erdoğan’a biat etmeyen bütün basının, medyanın kapılarına kilit vurmakla kalmadı, mallarını gaspetti!

HDP’yi siyaset alanından bütünüyle silmek için, elinden geleni ardına koymadı! 

HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırdı.  

15 Temmuz darbe girişiminden sonra, OHAL ilanıyla birlikte dizginsiz devlet terörü batıda HDP, Kürt siyasetçiler, ilericiler, devrimci ve sosyalistler gelmek üzere siyasi soykırım olarak devreye koydu.

HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekilleri, belediye başkanları, DBP yöneticileri gözaltına alındı ve tutuklandı!

Faşist diktatör Erdoğan ve AKP’si savaş konseptinde ısrarlı!..

1990’lı yıllar boyunca 1000 operasyona imza atmış katil Mehmet Ağar’ın has adamı AKP diktatörlüğünün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu dün bir kez daha medyanın karşısına geçerek intikam yemini etti.

“Devletin kılıcı”nın çok uzun olduğunu ve her yere uzanacağını söyleyen ve ulaşabildiği her yerde katliam yapmayı savunan bu cani, gereğini yapmak için elinden geleni ardına koymayacaktır.

Bizler biliyoruz ki, önümüzdeki bir kaç ay içerisinde diktatör Erdoğan ve AKP’si başkanlık için referandum sandıklarını halklarımızın önüne kayacak!

Referanduma “hayır” diyecek ya da diyebilecek herkes Erdoğan-AKP diktatörlüğünün hedefinde olacaktır!

Bu gerçeğin farkında olmak ve bu gidişata dur demek, Avrupa’da yaşayan Türkiyeli ve Kürdistanlı tüm halklarımızın, Erdoğan ve AKP diktatörlüğüne karşı çıkan kadın-erkek, genç-yaşlı, farklı inanç ve uluslardan biz göçmenlerin de görevi olduğunu asla unutmayalım!

Baskının, zulmün, sömürünün olmadığı, insana yaraşır bir dünyayı savunan Avrupa’nın değişik ülke ve kentlerinde yaşayan Türkiyeli, Kürdistanlı ve Avrupa halklarını faşist Erdoğan-AKP diktatörlüğünün bu kirli savaşına karşı çıkmaya, gözaltılara, işkenceye, hapishanelerde devreye koydukları baskı ve zulme, tecrite, HDP, DBP, devrimci ve sosyalistlere yönelik siyasi soykırım saldırılarına karşı çıkmaya, sesinizi sesimize katmaya çağırıyoruz!…

12 Aralık, 2016

HDK-A / OHAL Komisyonu