Bizler, on yıllardır doğduğumuz topraklardan Almanya’ya göç etmiş ya da göç etmeye mecbur kalmış göçmenler, ya da onların sonraki kuşaklarıyız. Savaşlar, ekonomik yıkım, kimliğimize ve inançlarımıza yönelik baskılar, siyasi soykırım ve daha bir çok neden bizleri bu göçe mecbur bırakmıştır. Yaşadığımız bu toprakların  her fabrikasında, her sokağında, her mekanında alın terimiz ve emeğimiz bulunmaktadır.

Sömürü sisteminin en temel silahı olan ırkçılık, bir çok savaşa yol açmış, günümüze kadar milyarlarca insanı farklı halleri ile hedef almıştır. En yakın tarihimizde bile Almanya’da Hitler, İtalya’da Mussoluni ve İspanya’da Franco faşizminin neden olduğu yıkım halen hafızalardadır. Bugün ise ”Demokrasinin merkezi” diye bahsedilen Almanya’da, ırkçı parti ya da yapılanmaların söylemleri ile göçmenlere dönük saldırılar körüklenmektedir. Sadece Almanya’da göçmenlere yönelik 2017’de 2200’den fazla ve 2018′ in ilk yarısında ise 700’ün üzerinde ırkçı saldırı gerçekleşmiş olup, buna karşılık faillerin yakalanmasında bir gelişme kaydedilmemiştir. Çıkarılan çeşitli yasalar göçmenleri etkilediği kadar, Almanya’lı işçi ve emekçilerin de hak ve özgürlükleri gasp edilmektedir. Almanya’da çıkarılan ve otoriter rejimleri aratmayan yeni polis yasaları, Chemnitz’de yaşanan ırkçı faşist gösteriler, AFD gibi bir partilerin normalleştirilmesi, özgürlüklerden yana politik göçmen örgütlerin kriminalize edilmesi gibi örnekler çoğaltılabilir.

Irkçı gelişmenin boyutu Avrupa sınırlarını çoktan aşmıştır. Akdeniz’de yasaklanan kurtarma gemileri sebebiyle, binlerce insan boğulmuştur ve hala alenen bir cinayet işlenmektedir. Diğer bir yandan ise, Avrupa’lı emperyalistlerin kurduğu ekonomik ilişkiler ve silah satışı ile baskı rejimlerinin büyüyüp gelişmesine neden olmaktadırlar.

Bizler, göçmenler üzerinden yapılan kirli politikalara, ırkçı saldırılara karşı susmayarak en geniş birlikteliğimiz ile güçlü bir ses olmalıyız. Bu sebeple ;

1- Irkçı ve faşist yapılanmalar yasaklanmalı,

2- Göçmenlere dönük faşist saldırıların failleri ortaya çıkarılmalı,

3- Göçmenlere dönük siyasi, ekonomik ve kültürel eşitsizlikler giderilmeli,

4- Yeni polis yasaları geri çekilmeli,

5- Demokratik göçmen örgütlerine yönelik kriminalizasyon son bulmalı.