Almanya’dan Galatasaray’a: Benim Annem Cumartesi (Güncelleniyor)

Almanya’dan Galatasaray’a: Benim Annem Cumartesi (Güncelleniyor)

BERLİN (25.08.2018)- Almanya’nın Hamburg, Köln, Frankfurt, Stuttgart ve Berlin şehirlerinde Cumartesi Anneleri’nin 700. Haftalık adalet mücadelesi ile dayanışma eylemleri yapıldı. Eylemlere yüzlerce kişi katılırken, 700. Haftasında Cumartesi Annelerine yönelik polis saldırısı protesto edildi.

STUTTGART

Almanya’nın Stuttgart şehrinde 25 Ağustos’ta düzenlenen eyleme AABF Baden – Württemberg örgütü, HDK- A Stuttgart, Kürt Kadın hareketi TJK-E, Yeni Kadın, SKB, ADHK kadın örgüt aktivistleri ve bireyler katıldı. Bad Cannstatt merkezinde düzenlenen eyleme Courage kadın örgütü de dayanışmada bulundu.  700. haftasında Cumartesi Annneleri’nin İstanbul’da yaptığı eyleme polis saldırısı kınanarak protesto edildi.

Eylemde “Gün gelecek, devran dönecek, Katil Devlet hesap verecek!”, “Jin Jiyan Azadi!” sloganları atıldı. Cumartesi Analarının susturulamayacağı, bu mücadelenin katiller hesap verene kadar devam edeceği dile getirildi.

Stuttgart Cumartesi Anneleri İnisiyatifi’nin yaptığı açıklamada “Türkiye’deki Cumartesi Anneleri’ni destekliyoruz. Cumartesi Anneleri kaybolan yakınlarını arıyorlar. Bizler de birlikte aramaya devam edeceğiz!” denildi.

BERLİN

Başkent Berlin’de de yakınları gözaltında kaybolan ailelerle dayanışma etkinliği düzenlendi. İstanbul’daki yasak ve polis saldırı Kreuzberg semtinde protesto edildi.

“Cumartesi Anneleri’nin 700. haftasında Berlin’den ses veriyoruz” adlı etkinlik, Berlin Gözaltında Kayıplar ve Cumartesi Anneleri İnisiyatifi tarafından düzenlendi.

Tıpkı 1995 yılından beri her Cumartesi Galatasaray Meydanı’nda olduğu gibi Berlin’deki etkinlikte de gözaltında kaybolanların fotoğrafları taşındı, oturma eylemi yapıldı, yıllardan beri kardeşinden, oğlundan, babasından haber alamayanlar konuştu.

Etkinliği düzenleyen inisiyatiften Zeynep Baran DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada bugün yine İstanbul’da Galatasaray Meydanı’nda Cumartesi Anneleri’ne oturma izni verilmediğine ve yüzlerce kişinin gözaltına alındığına dikkat çekti.

Baran, “Demokrasinin, adaletin ve insan haklarının olmadığı bir ülkede hak arayışı gerçekten çok zor. Biz de burada yıllardır evlatlarının kemiklerini arayan annelerin, eşlerin, kardeşlerin sesi olmak istiyoruz. En azından insanlar bir mezarının olmasını istiyorlar. Gidip mezarlarına çiçek koymak istiyorlar. Bu insanlar bir mezara sahip olmadıkları için Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakıyorlar” şeklinde konuştu.

1991’de İstanbul’da ekmek almaya giderken evinin önünde gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Hüseyin Toraman’ın ablası duygusal bir konuşma yaptı. Zamanında ailesinin, kardeşini bulmak için gidilmedik yer bırakmadığını ancak gazetelerin olayı haber yapmak istemediklerini ve hala aynı acıyı çektiklerini anlattı. “Bizi yarım bıraktılar, bir mezarımız bile yok. Biz vedalaşamıyoruz” diyen Toraman “Öfkemiz bitmeyecek siz yargılayana kadar, adalet yerini bulana kadar” dedi.

Bir diğer konuşmacı ise 1994’de kaybolan Cüneyt Aydınlar’ın amcası Recep Aydınlar. Aralarında sadece dört yaş fark olduğu için Cüneyt Aydınlar ile adeta kardeş gibi büyüdüklerini anlatan Recep Aydınlar, Diyarbakır’dan İstanbul’a öğrenci olarak giden 23 yaşındaki Cüneyt’in öğrenci olaylarına karıştıktan sonra polis tarafından gözaltına alındığını, savcılık tarafından uzatılan gözaltı süresi boyunca işkenceye uğradığını, polisin Cüneyt’in kaçtığını söylediğini ve ondan sonra bir daha haber almadıklarını söyledi.

Aydınlar, “Biz peşini bırakmıyoruz. Tüm uğraşlarımıza rağmen bir neticeye varamadık. Varamamazın sebebi de Türkiye’nin bir hukuk devleti olmadığıdır… “Aydınlar, ‘Kayıp denilirken bir umut var bir gün gelecek diye’ diyor ve dosyalarının zaman aşımına bırakıldığını anlatıyor. Buna rağmen talebi net: “Biz bir can verdik, bunu sinemize çekmek istemiyoruz. Devletin bize bir can borcu var. Bunu ödemesi lazım.”

HAMBURG

Hamburg’da yapılan dayanışma eylemine ICAD adına konuşma yapıldı. ICAD’ın 700. Haftaya yönelik yayınlamış olduğu bildiri okunurken, AGIF adına da konuşma yapıldı. 200 kişinin katıldığı eylemi birçok kurum destekledi.

FRANKFURT

Frankfurt da Cumartesi Annelerinin eyleminin 700’üncü haftası vesilesiyle kurulan Frankfurt Cumartesi Anneleri İnisiyatifi’nin çağrısına cevap veren birçok kişi ve kurum şehir merkezinde bir araya geldi. Kayıplar için saygı duruşuyla başlayan eylem Rosa Lüksemburg çalışanı Efsun Kızılay’ın İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) Almanca açıklamasını okumasıyla başladı. Yeni Kadın temsilcisi Hülya Yer İHD açıklamasını Türkçe sunduktan sonra şiirlerle kayıpları andı. Sanatçı Yıldız Astare kayıplar için bestelediği şarkıyı söyledi. Eylemde 17 yaşında kaybedilen Serhat Yıldız’ın annesi ve babası da söz aldı.

ICAD’ın Almanca açıklaması okunduktan sonra AGİF eş başkanı Mesut Duman, Galatasaray meydanında yapılan saldırıyı teşhir etti ve herkesi 29 Eylül’de saldırıdan sorumlu R. T. Erdoğan’ı protesto etmek için Berlin’deki protesto eylemlerine katılmaya çağırdı.

Yüzlerce kişinin katıldığı eylemde HDK/HDP, DİDF, ATİF, ADHF, Frankfurt Halk Evi, Bir-Kar, Yeni Kadın, NAVDEM, SKB yer aldı.

KÖLN

Köln’de Heumarkt Meydanı’nda Cumartesi Anneleri’ne destek eylemi yapıldı. Eyleme kayıp yakınlarının yanı sıra demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.
Eylem Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta oturumu için hazırlanan ortak metnin okunması ile başladı. Duygu Bozkurt tarafından okunan metinde Cumartesi Anneleri eyleminin tarihçesi aktarıldı.
Ardından Hasan Ocak’ın kardeşi Aysel Ocak bir konuşma yaptı. Ocak, İstanbul’da başta aile bireylerine olmak üzere, yapılan gözaltı ve saldırıları kınayarak, “Üç tane talebimiz vardı. Kimse gözaltına alınmasın, kayıplar bulunsun ve failler yargılansın. Fakat bugün bu taleplere yönelik devletin tavrını gördük” dedi.
AABK Genel Başkanı Hüseyin Mat ise demokratik haklarını kullanarak, kimseyi rahatsız etmeden eylem gerçekleştiren, çocuklarının akibetini soran insanlara 700. haftadan sonra saldırıldığını söyledi. “Bu onurlu bir mücadeledir” diyen Mat, “16 yıldır ülkemizi yöneten bu iktidar polis devletine dönüştü. Ezilen tüm halklar haklarını talep ettiklerinde tahammül edemeyen, tekçi, şeriatçı bir düzeni ülkenin her yerinde inşa etti. Bunu bilerek mücadeleyi her yerde yükseltmek zorundayız” diye belirtti.
HDK Avrupa Eşbaşkanı Esra Asiye Güden de yaptığı konuşmada saldırıları kınayarak, “80 yaşındaki anamızı aldılar. 23 yıl önce Emine anamız gözaltına alınmıştı. Oğlu Hasan Ocak’ı gözaltına alanlara karşı korkusuzca mücadele verdi” ifadelerini kullandı.
Haziran Hareketi’nden Zahide Genç ise mücadelenin sokaklara taşırılması gerektiğini söyledi.
Çiler Fırtına ise bütün kayıpların kardeşleri, kayıpların yakınlarının ise kendi yakınları olduğunu belirtti.
Konuşmalarının ardından eylem sloganlarla sona erdi.