Avrupalı parlamenterler: Avrupa Türkiye’ye karşı daha caydırıcı olmalı

Avrupalı parlamenterler: Avrupa Türkiye’ye karşı daha caydırıcı olmalı

Uluslararası İnsan Hakları Gözlem Örgütü ve Stockholm Center of Freedom tarafından organize edilen ‘Türkiye’de İnsan Hakları’ konulu panelde konuşan Avrupalı Parlamenterler Türkiye de insan haklarından bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek Avrupa liderlerinin Türkiye konusunda caydırıcı uygulamalara gitmesi gerektiğini söyledi.

Cenevre – 02 Kasım 2018 – Uluslararası İnsan Hakları Gözlem Örgütü’nün Cenevre Basın Kulübü’nde ‘Türkiye’de İnsan Hakları’ konulu panelde gazeteciler, hukukçular ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılar ele alındı. Konferansa Avrupa Parlamentosu Türkiye ile ilişkiler delegasyonu Başkan Yardımcısı Takis Hadjigeorgiou, İsveç merkezli Stockholm Center of Freedom (SCF) Başkanı Abdullah Bozkurt, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesinden Anni van Wezel, El Kaide tarafından kaçırılıp serbest bırakıldıktan sonra Türkiye’de gözaltına alınıp tutuklanan gazeteci Lindsey Snell, Paris Barosu avukatlarından natacha Bracq, Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Hüseyin Demir, Avukat Salih Önder, Avrupa Parlamentosu üyesi Julie Ward, İsviçre Parlanmentosu Milletvekili Laurence Fehlmann Rielle, İnsan Hakları Gözlem Örgütü’nden Louise Pyne-Jones birer konuşma yaptı.

Gün boyu süren konferansta açılış konuşmasını yapan Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü direktörü Valerie Peay Türkiye’de şu anda yüzlerce gazetecinin cezaevinde olduğunu belirterek, “Bu insanlar terörist olmakla suçlanıyor. Ben Türk değilim ve terörist de değilim. Ama şu anda bu konferansı organize ettiğimiz için kuruluşumuz terör örgütü ile suçlanabilir” dedi.

EKONOMİK ÇIKARLAR ÖN PLANDA

Avrupa Parlamentosu Türkiye ile ilişkiler delegasyonu Başkan Yardımcısı Takis Hadjigeorgiou, konunun özel olmasından kaynaklı hazırladığı metne bağlı olarak konuşacağını söyledi. Avrupa’nın yaşananlara sadece seyirci kalmakla yetindiğini ifade eden Hadjigeorgiou, “AB üyesi 28 ülke liderinin insan hakları ihlallerine karşı ortak bir tutum sergilemesi gerekiyor. Türkiye ile birçok Avrupa ülkeleri yaşananlardan dolayı anlaşamasa da ekonomik çıkarları gereği Türkiye’ye gerçek anlamda bir baskı uygulamıyor. Almanya örneğinde gördüğümüz gibi” diye konuştu. Hadjigeorgiou sadece kendi yurttaşlarına değil ayrı zamanda başka ülkelerin yurttaşlarına da baskı uyguladığını söyledi. Konferansa Videolu bir mesaj gönderen

Avrupa Parlamentosu Ekonomik ve Sosyal Gelişim Başkanı Luca Jahier, Türkiye’nin Türkiye ile ilgili konferansları engellemeye çalıştığına dikkat çekerek, kendisine burasının Türkiye olmadığını söylediklerini söyledi. Gazetecilere yönelik baskıları eleştiren Jahier gazeteciler susarsa demokrasinin de susacağını söyledi.

RESMİ İDEOLOJİYİ KABUL ETMEYENLER TERÖRİST OLUYOR

Stocholm Center of Freedom Başkanı Abdullah Bozkurt, Türkiye’de resmî ideolojinin dışında olan hükümeti ve devletin resmi politikasını eleştiren herkesin terörist olarak görüldüğünü söyledi. Türkiye’de 239 gazetecinin şu an cezaevinde olduğuna vurgu yapan Bozkurt, Erdoğan ve ailesinin yolsuzluklarını soruşturan hukukçular ve bunu yazan gazetecilerin, gazetecileri savunan avukatlarının bugün cezaevinde olduğunu hatırlattı.

TÜRKİYE ÇALIŞANLAR İÇİN TEHLİKELİ VE ÖLÜMCÜL

Avrupa Ekonomik ve Sosyal Gelişmeler komitesi üyesi Annie van Wezel, geçtiğimiz günlerde açılışı yapılan 3. Havaalanına değinerek, Türkiye’nin çalışanlar açısından tehlikeli ve ölümcül bir ülke olduğunu söyledi. KESK Genel Başkanı’nın şu anda İsviçre’de sürgün olduğunu hatırlatan Wezel eleştirenlerin başka ülkede yaşamak zorunda olduğunu söyledi. Türkiye ile iş yapan firmaların insan hakları konsunda hassas olması yönünde çalışmaların yapılması gerektiğini belirten Wezel, bu firmaların kendi çalışanlarının haklarını koruması ve bu yönde hükümete baskı yapması gerektiğini kaydetti.

El Kaide tarafından kaçırılıp serbest bırakıldıktan sonra Türkiye’de tutuklanan gazeteci Lindsey Snell de Türkiye’de bir özgürlükten bahsetmenin mümkün olmadığını söyledi.

EKONOMİK AMBARGO UYGULANMALI

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Hüseyin Demir de Türkiye’ye Avrupa ülkelerinin ekonomik yaptırım yapması çağrısında bulundu. Hükümete yakın Türk medyasının şuanda konferansı izlediği ive sonra kendisini terörist olarak yansıtacağını ifade eden Demir, “ Benim aileme ve çocuklarıma baskı yapacaklar. O çocuklar neyin ne olduğunu bile bilmiyorlar” dedi. Paris Barosu avukatlarından Natacha Bracq ise AİHM başvurularının inanılmaz boyuta ulaştığına dikkat çekerek, AİHM’in bunları ele almasının ve sağlıklı bir sonuç çıkarmasının teknik olarak zor olduğunu belirterek bunun yerine spesifik bazı davalar üzerinden uluslararası hukukun zorlanması gerektiğini söyledi.

KÜRT MEDYASINA YÖNELİK BASKILAR HAD SAFHADA

Tutuklu bulunan JİNHA Muhabiri Zehra Doğan’ın kendisine gönderdiği mektubu okuyan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Julie Ward ise daha önce birçok kez Türkiye ve ‘Kürdistan’a gittiğini belirterek, burada gördükleri karşısında şok olduğunu belirtti. Kürt medyasına yönelik baskılara da dikkat çeken Ward, Türkiye halkıyla değil otoriter rejimlerle sorunları olduklarını söyledi.

AVRUPA ERDOĞAN’I KIZDIRMAK İSTEMİYOR

İsviçre’nin PKK’yi bir terör örgütü olarak görmediğini hatırlatan İsviçre Parlamentosu Milletvekili Laurence Fehlmann Rielle ise Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerini sürekli olarak parlamento gündemine getirdiklerini söyledi. İsviçre’nin ve diğer Avrupa ülkelerinin genel anlamda Erdoğan’ı kızdırmak istemediğine vurgu yapan Rielle, Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırımlar uygulanması konusunda dile getirilen düşüncelerin belki de sonuç alıcı olabileceğini sözlerine ekledi. Türkiye’ye yönelik silah ihracatının durdurulduğunu hatırlatan Rielle, ‘Şimdi sadece savunma amaçlı silahların parçaları gönderiliyor” dedi.

Gazeteci Zehra Doğan’ın fotoğrafının da asıldığı konferansta ayrıca 15 Temmuz askeri darbe sonrası tutuklanan kişilerin aile ve çocukları ile yapılan röportajlar da yayınlandı.

Mezopotamya Ajansı