Barış İçin Akademisyenler’e Orta Avrupa’dan Destek

Barış İçin Akademisyenler’e Orta Avrupa’dan Destek

Avusturya- İsviçre (25.01.2016) – Operasyonların durdurularak müzakere koşullarının hazırlaması ve kalıcı barış için çözüm yollarının kurulması için yaptıkları çağrıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hükümet çevrelerinin ve hükümete yakın yayın organlarının suçlamalarına maruz kalan akademisyenlere destek açıklamalarının arkası kesilmiyor. Geçtiğimiz hafta içinde Avusturya ve İsviçre kökenli dört yüz kadar akademisyen AKP hükümetini “düşünce ve akademi özgürlüğünü güvence altına almaya ve Kürt bölgelerindeki şiddet ve insan hakları ihlallerini sonlandırmaya” çağıran bir açıklama yayınlarken, Avrupa’nın en büyük öğrenci derneklerinden biri olan Avusturya Yüksek Okul Öğrencileri Birliği de Türkiye’deki diktatörlük tehlikesine karşı herkesi harekete geçmeye çağırdı. Ayrıca çeşitli meslek gruplarından da Türkiye’deki akademisyenlere destek mesajları geliyor.

Avusturya ve İsviçreli Akademisyenlerin Çağrısı

Geçtiğimiz hafta içinde bir bildiri yayınlayan Avusturya ve İsviçre kökenli dört yüze yakın akademisyen ve araştırmacı Türkiye’de “düşünce ve akademi özgürlüğünün güvence altına alınması” çağrısında bulundu. Orta Avrupalı akademisyenlerin bildirisi şöyle:

“Türkiye’deki Meslektaşlarımızı Destekliyoruz!

Avusturya ve İsviçreli bilim insanları olarak Türk güvenlik güçlerinin Kürt bölgelerinde giriştikleri vahşete karşı sesini yükselten meslektaşlarımızla ve ilgili haberleri büyük bir kaygıyla izliyoruz.

1128 “Barış İçin Akademisyen” “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayarak Türk hükümetini Kürt halkına yönelik şiddeti bitirmeye çağırdılar. Bu bildirinin 10 Ocak’ta yayınlanmasından hemen sonra bilim insanları Türk hükümetinin ve iktidar partisi taraftarlarının şiddet ve tehditlerinin hedefi haline geldiler.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bilim insanlarını “hain” ilan etti. Hemen bunun üzerine bilim insanlarına karşı üniversitelerde disiplin soruşturmaları ve “terörizmi desteklemek” ve “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlamasıyla savcılık takibatı başlatıldı. 10 Ocak’tan beri hükümet yanlısı yerel ve ulusal yayın organları bilim insanlarına yönelik büyük bir kışkırtma kampanyası başlattılar, faşist gruplar linç girişimlerinde bulundu ve meslektaşlarımız bu gruplardan birçok ölüm tehdidi aldılar. Hükümet partisini desteklediği bilinen faşist bir mafya patronu “hain bilim insanlarının kanını oluk oluk akıtmaya ve kanlarıyla duş almaya” ant içti. Ayrıca şimdiye kadar birçok bilim insanı polis tarafından gözaltına alınarak savcılığa götürüldü ve evlerinde aramalar yapıldı.

Türk hükümetini bilim insanlarına yönelik siyasi sürek avını derhal durdurmaya ve düşünce ve akademi özgürlüğünü güvence altına almaya çağırıyoruz. Ayrıca Barış İçin Akademisyenler’in Kürt bölgelerindeki şiddet ve insan hakları ihlallerinin bir an önce sonlandırılmasına yönelik taleplerini de destekliyoruz”.

Bildiriye imza koyan akademisyenlerin bazıları şunlar:

Prof. Dr. Ulrich Brand, Prof. Dr. Markus Wenninger, Prof. Dr. Paul Kellermann (Emekli), Prof. Dr. Adi Wimmer, Prof. Dr. Karl Fallend, Prof. Dr. Christoph Görg, Prof. Dr. Kirsten von Elverfeldt, Prof. Elena Luptak, Prof. Dr. Angelika Wiegele, Prof. Dr. Hermann Hellwagner, Prof. Dr. Tina Bahovec, Prof. Dr. Alice Pechriggl, Prof. Dr. Axel Krefting, Prof. Dr. Susann Heenen-Wolff, Prof. Dr. Ernst Kotzmann, Prof.

Dr. Helmut Haberl, Prof. Dr. Ulrike Loch, Prof. Dr. Günter Getzinger, Dr. Berxwedan Omer, Dr. Christian Promitzer, Dr. Hakan Gürses, Dr. Doris Moser, Dr. Johannes Steuer, Dr. Lambert Gneisz, Dr. Manfred Aichinger, Dr. Markus Brunner, Dr. Michael Hüttler, Dr. Reinhard Kacianka, Dr. Tatjana Markovic, Dr. Thomas Schmidinger, Dr. Vera Ahamer, Dr. Agnes Grond, Dr. Andrea Mastalir, Dr. Anna Geyer, Dr. Barbara Preitler, Dr. Betul Bretschneider, Dr. Claudia Grabner, Dr. Dilek Halici, Dr. Ewa Dziedzic, Dr. Hande Saglam, Dr. Helga Neumayer Dr. Iris Mendel, Dr. Karin Tschare, Dr. Katharina Brizic, Dr. Melanie Pichler, Dr. Nadja Danglmaier, Dr. Sandra Pötz, Dr. Ursula Kubes-Hofmann, Dr. Verena Krausneker, Dr. Zeynep Arslan, Ramona Ambs.

Avusturya Yüksek Okul Öğrencileri Birliği’nden Açıklama

Ayrıca Avusturya’daki yüksek okul öğrencilerinin yasal temsilcisi statüsündeki yaklaşık 245 bin üyeli Yüksek Okul Öğrencileri Birliği (Österreichische Hochschüler_innenschaft, ÖH) de Avusturya devletini Türkiye’deki insan hakları ihlallerine karşı daha net bir tavır almaya çağırdı. Akademisyenlerin gözaltına alınmalarını Türkiye’nin demokrasiden uzaklaşma sürecindeki tehlikeli bir gelişme olarak gören ÖH başkanlığından Meryl Haas yaptığı açıklamada “son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetimi altında insan haklarının yoğun bir şekilde kötüleştiğini görüyoruz. Üniversite çalışanlarına yönelik saldırı her şeye yeni bir boyut kazandırıyor. Erdoğan bu stratejiyle toplumun başka bir eleştirel kesiminin sesini kısmaya çalışıyor” dedi. Haas ayrıca “tarihsel deneyim bize iktidarın tek elde toplanmasının ve muhalif ve eleştirel seslerin kısılmasının diktatörlüğe yol açtığını öğretiyor. Türkiye’deki yoruma yer bırakmayan bu işaretleri ciddiye almak zorundayız. Ama bunun için siyasetten de baskı gelmesi gerekiyor. Avusturya hükümeti demokrasi ve insan haklarına açıkça bağlı olduğunu ispat etmelidir” uyarısında bulundu. Erdoğan’dan Kürt halkıyla süren kanlı çatışmaya bir son vermesini istedikleri için üniversite üyelerine ihanet suçlaması yöneltildiğini söyleyen Haas “eğer barış çağrısı bir devlet suçu anlamına gelmeye başladıysa, uluslar arası demokratik camiada alarm çanları çalmaya başlamalıdır. Şimdi artık tam da harekete geçme zamanıdır” diyerek sözlerini sürdürdü. Haas ayrıca “ama biz de şimdi sorumluluğu üstlenmeli ve rahatça arkamıza yaslanmamalıyız. İlk adım olarak Avusturya’daki siyasi karar mekanizmalarına yönelik baskı kurulması ve demokrasinin bizim için nerede olursa olsun merkezi bir talep olduğunu açıkça göstermemiz gerekiyor” diyerek Avusturya Yüksek Okul Öğrencileri Derneği’nin uluslar arası olarak açılan “Türkiye’de Barış Çağrısı Yapan Akademisyenlere Yönelik Baskıya Hayır” imza kampanyasını desteklediğini duyurdu. Haas ayrıca herkesi Türkiye’deki akademisyenlerle dayanışmaya çağırdı.

Avusturyalı Psikologlardan da Destek Açıklaması

Çeşitli meslek kuruluşlarından da akademisyenlerle dayanışma çağrıları gelmeye devam ediyor. Avusturya’nın binden fazla üyeye sahip psikologlar meslek örgütü Eleştirel Psikologlar Birliği (GkPP) de üyelerine gönderdiği bir yazıda Türkiye’deki akademisyenlerle dayanışma çağrısı yaptı. Eleştirel Psikologlar Birliği’nin yönetim kurulu adına üyelere yönelik yazılı bir açıklama çağrı dernek başkanı Andrea Birbaumer mesajında “Avusturya Psikologları meslek örgütü Eleştirel Psikologlar Derneği (GkPP) olarak Türkiye’deki meslektaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu bildiririz. Bizler fikir özgürlüğünü, barıştan yana ve insan hakları ihlalleri karşısında alınan duruşu destekliyoruz” dedi.