Başkaldırı ve Direniş Günü Olan Newroz’da Mücadeleyi Büyütelim!

Başkaldırı ve Direniş Günü Olan Newroz’da Mücadeleyi Büyütelim!

Yüzyıllar öncesi Demirci Kawa’nın öncülüğünde zalim Dehak’a karşı başlatılan Newroz direnişi, yüzyıllar aradan geçse de, başta Kürt ulusu olmak üzere, bütün Ortadoğu halklarına mücadele ve direniş kaynağı olmaya devam etmektedir.

Kürtlerin başkaldırı ve direniş günü olarak kutladığı Newroz, günümüzün zalim Dehak’larına karşı mücadelede ısrarın adı olmuştur. Yüzyıllardır Ortadoğu’da kardeşçe bir arada yaşayan çeşitli ulus ve inançlardan halklar çeşitli provokasyonlarla birbirine kırdırılmaktadır. Ulus, din, inanç farklılıkları kullanılarak, halkların ortak yaşam ve mücadele istemleri sürekli katliamlarla karşılık bulmuştur. Tarihten günümüze emperyalist güçlerin pazar dalaşı kavgasında önemli bir yer tutan Ortadoğu, bugünde aynı çıkarlar için yeniden kan gölüne çevrilmiştir.

Afganistan, Irak, Libya’da ABD öncülüğünde başlayan emperyalist saldırganlık, bugün Suriye’de sürdürülmektedir. Bölgedeki etnik farklılıklardan beslenen IŞİD çeteleri, emperyalist ağababalarının ve bölge faşist devletlerin desteğiyle Suriye topraklarını işgal ederek, bölgedeki halkları katliamdan geçirdi. Kürtlerin bölgedeki kazanımlarına karşı bir soykırım girişiminde bulunan bu çeteler, Kürtlerin ve uluslararası devrimci güçlerin ortak direnişiyle yenilgiye uğratıldı. Günümüz zalim Dehak’ı temsil eden bu çete, yeni Demirci Kawa’ların örs ve çekiciyle yenilgiye uğratıldı.

Başından beri faşist IŞİD çetelerini destekleyen ve yenilgilerini hazmedemeyen Türk devleti, Kürtlerin kazanımlarına yönelik saldırılarını katmerleştirerek sürdürmüştür. IŞİD’in ezilmesi ve Rojava Kürdistan’ının özgürleştirilmesine karşın, faşist TC, Efrîn’i işgal ederek, yeniden bir katliam gerçekleştirdi. Bir taraftan Rojava Kürdistan’ı topraklarını işgal eden, katliamlar gerçekleştiren faşist Erdoğan hükümeti, diğer taraftan da ülke içerisinde işgale ve katliamlara karşı çıkan halka saldırmaktadır.

Yüzlerce insanı katleden, on binlercesini zindanlara kapatan faşist zihniyet, her türlü eylem ve etkinliğe saldırmaktadır. Hapishanelerdeki politik tutsakların en doğal demokratik hakları bile tanımayan bu faşist sistem, uzun zamandır hapishanede tek kişilik hücrede tutulan sayın Abdullah Öcalan’ın dışarıyla olan tüm bağı üç yıla yakındır kesilmiş durumdadır. Her tutsağın en doğal hakkı olan, ailesi ve avukatıyla görüşme hakkı bile engellenmektedir.

Türk devletinin tecrit politikasını teşhir etmek ve sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için Leyla Güven öncülüğünde başlayan, süresiz dönüşümsüz açlık grevi hapishanelerdeki politik tutsaklara, Kürdistan’ın dört parçasına ve Avrupa’ya yayılarak devam etmektedir. Tekirdağ hapishanesinde bulunan ve açlık grevi direnişini sürdüren Zülküf Gezen 17 Mart günü, bu uygulamaları kınamak ve sessizliği bozmak için kendi hayatını feda etmiştir. Tecridin kırılması ve faşizmin yenilgiye uğratılması için Zülküf Gezen’in harladığı ateş, direnişçilere meşale olacaktır.

Tüm eylem ve etkinliklere rağmen130 günü aşan açlık grevlerine karşı Avrupa ülkeleri sessiz kalarak, Türk devletini desteklediklerini bir kez daha ispatlamışlardır. Avrupa ülkelerinin bu politikasını teşhir etmek, tecridi kırmak ve faşizme karşı mücadeleyi büyütmek için Newroz ateşini daha da harlamalıyız. Avrupa’da faaliyet yürüten çeşitli demokrasi güçlerinin oluşturduğu “Avrupa Tecritte Karşı Yaşam Platformu” olarak Türkiyeli ve Kürdistanlı işçi ve emekçiler başta olmak üzere, tüm ezilen halkları güçlü bir şekilde Newroz etkinliklerine katılarak, mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Leyla Güven ve tüm açlık grevi direnişçilerinin taleplerinin kabul edilerek, sayın Abdullah Öcalan ve tüm politik tutsaklara uygulanan tecridin son bulması talebini daha güçlü haykırmak için Newroz direnişini büyütelim. Açlık grevindeki arkadaşlarımızın direnişini sahiplenmek için Newroz’da sokağa ve eyleme!

Avrupa Tecrite Karşı Yaşam Platformu