Cezaevi önünde nöbete başlayan aileler: Gün oturma günü değil

Cezaevi önünde nöbete başlayan aileler: Gün oturma günü değil

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek için açlık grevinde olan tutuklularla dayanışmak için Gebze Cezaevi önünde nöbete başlayan aileler, “İnsanlar hala nasıl evlerinde oturabiliyor. Gün evde oturma günü değil. Bir dakika bile kaybedecek vaktimiz yok. Biz daha neyimizi kaybedeceğiz” dedi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek için açlık grevinde olan tutukluların aileleri 9 Nisan’da Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi önünde başladıkları “nöbet eylemi”ni sürdürüyor. Eyleme başladıkları ilk gün 2 kez gözaltına alınan aileler, polislerin hakaretleri ve olumsuz hava şartlarına rağmen sürdürüyor. 5 gündür devam eden eylemde aileler, çocuklarının talepleri yerine getirilinceye cezaevi önüne gidip nöbet eylemi yapmaya kararlı olduğunu dile getirdi.

‘DAHA NEYİ KAYBEDECEĞİZ’

26 Aralık’tan bu yana Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinde olan Ali İlhan Bayar’ın annesi Zeynep Bayar, tutuklu yakınlarına çağrı yaparak “Gün evde oturma günü değil” dedi. Oğlunun 108 gündür açlık grevinde olduğunu anlatan anne Bayar, “Özellikle annelere sesleniyorum. Anneler hala nasıl evde oturuyorlar. Gün evde oturma günü değil. 1 dakika bile kaybedecek vaktimiz yok. Vakit geçti artık. Zaten açlık grevinde olanlardan çoğu sakat kalacak. Biz daha neyimizi kaybedeceğiz. Emine Erdoğan’a da sesleniyorum. Oğlu 108 gün aç oturursa kendisi böyle bekleyecek mi? Kendisi bir anne değil mi? Biraz empati kursun. Yetkililer de artık sesimizi duysun. Çocuklarımızın isteklerine cevap olsunlar. Bir heyet oluştursunlar” diye konuştu.

‘GREVLER BİTMEDEN AYRILMAYACAĞIZ’

Kızı Newroz Bozkurt’un 1 Mart’tan bu yana açlık grevinde olduğunun bilgisini veren Sultan Bozkurt da, Öcalan üzerinde 4 yıldır ağır bir tecridin uygulandığını hatırlattı. Toplumda büyük bir sessizlik olduğu için çocuklarımız da açlık grevine girme mecburiyetinde kaldığını söyledi. 1 Mart itibariyle 7 binden fazla tutuklunun açlık grevinde olduğunu dile getiren Bozkurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Maalesef Türk devleti hem öldürüyor hem de bırakmıyor cenazeleri kaldıralım. Şimdiye kadar 7 tutuklu yaşamına son verdi. Bırakmadılar onların cenazelerini dahi kaldıralım. Bizler de çocuklarıma destek olmak için cezaevleri önünde nöbet tutma kararı aldık. Salı günü çocuklarımızın görüşüne geldik. Ondan sonra cezaevi önünde nöbet eylemine başladık. O gün iki kez gözaltına alındık. Ondan sonra cezaevi önüne geçmemize izin vermediler. Ama biz kararlıyız. Her gün cezaevi önüne gideceğiz. Artık Sayın Öcalan’la görüş sağlansın. Öcalan’dan ses çıkmadığı sürece bu açlık grevi bitmez. Bizler de açlık grevleri bitmeden cezaevleri önünden ayrılmayacağız.”

‘BİRAZ EMPATİ YAPSINLAR’

Cezaevlerinde bir cenazenin daha çıkması halinde kimsenin bunun önünde duramayacağını ifade eden Bozkurt, şöyle devam etti: “Devlete çağrıda bulunuyorum, artık bu annelerin sesini duyun. Anaların içi yanıyor. Onların çocukları cezaevinde olsa birde açlık grevinde olsa ne yaparlardı. Ben bu soruyu onlara soruyorum. Bir saat kendilerini yerimize koysunlar. Bu tecridi kaldırsınlar ve bir an önce İmralı’ya avukat ve ailesini göndersinler. Oradan bir ses çıksın. Oradan ses çıkmadığı sürece bizim çocuklarımız ölecek. Buradan vekillerimize ve Kürt halkına da çağrı yapıyorum. Bizi bu cezaevleri önünde yalnız bırakmasınlar. Bize saldırıyorlar. Bizim 10 dakika bile cezaevi önüne geçmemize izin vermiyorlar. Onlar da gelebilse belki gideriz orada oturabiliriz. Biz az olduğumuz için bizim önümüzü kesiyorlar, gaz atıyorlar, tutukluyorlar. Bu ülkede kendisine demokratım diyen herkes buna artık bir el atsın. Bu açlık grevi bitmesi lazım artık. Biz aileler bu açlık grevleri bitene kadar cezaevi önüne gideceğiz. Orada ne kadar durabiliyorsak durmaya çalışacağız. Herkesi oraya davet ediyorum.”

‘AYAĞA KALKIP YETER DİYİN’

Yağan yağmura rağmen 5 gündür Gebze Cezaevi önüne giderek çocukları için nöbet tutmaya çalıştıklarını ifade eden Güler Buğday ise, çocuklarının 100 günden fazladır bedenlerini açlığa yatırdığını dile getirerek, devamında şunları söyledi: “Artık bu grevlere ses verin. Çocuklarımız gözlerimizin önünden eriyip gidiyor. Bu ülkede hukuk olsaydı şuan bu halde olmazdık. Bizim çığlığımız sadece bizim için değil bu ülkede yaşayan herkesedir. Kendisine yurtseverim diyen, demokratım diyen, sosyalistim diyen herkes artık bu çığlığa kulak versin. Artık herkes çıkıp yeter desin. Bu tecridi kaldıralım. Tecrit demek kan demek, gözyaşı demek, ölüm demektir. Bu tecrit kırılmadığı sürece bu gözyaşı devam edecek. Biz diyoruz ki artık İmralı’ya geçişler sağlansın. Sayın Öcalan’la görüşmeler yapılmadığı sürece bu ülkede ölümler devam edecek. Ölümlerin son bulması için herkes artık ayağa kalkıp yeter desin.”

(Mezopatamya Ajansı)