Diyarbakır’da binlerce kişi: Leyla Güven onurumuzdur

Diyarbakır’da binlerce kişi: Leyla Güven onurumuzdur

HDP’nin, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride ve açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitinge katılan binlerce kişi “Leyla Güven onurumuzdur” diye haykırdı.

19 Ocak 2019 – Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’in açlık grevine destek amacıyla “Demokrasi, özgürlük ve adalet” şiarıyla Diyarbakır istasyon Meydanı’nda binlerce kişinin katılımıyla miting düzenliyor.
Polis ablukası altında gerçekleştirilen mitinge, Sur, Ofis ve Bağlar olmak üzere üç ayrı koldan halk alana giriş yaptı. Miting alanına, “Leyla Güven haklıdır”, “Bir anayız, savaşsız bir dünyadan yanayız”, “Savaşın, OHAL’in, KHK’lerin karşısında barış kazanacak”, “Halkın iradesi yok sayılamaz, halkın iradesi gasp edilemez”, “Kardeşliğin dünyasını emekle ve mücadele ile kuracağız” ve “Jin, jîyan, azadî” yazılı pankartlar asıldı. Miting alanı giden caddelerde oluşturulan polis noktalarından halk aranarak miting alanına giriyor.
BÖLGENİN DÖRT BİR YANINDAN AKIN ETTİLER
Mitinge, çevre kentlerinden de binlerce kişinin yanı sıra aralarında ESP, DBP’nin de olduğu siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, sendikalar, HDP’nin 5 Haziran 2015’te düzenlediği “Büyük insanlık” mitingine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaralananlar ve Amedspor taraftar grupları katıldı.
DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan ve HDP milletvekillerinin alana giriş yapmasıyla, miting alanından sloganlar, alkışlar ve zılgıtlar yükseldi. Yüz bini aşkı kişinin katılımıyla gerçekleşen miting demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşuyla ve “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” ve “Katil Erdoğan” sloganlarıyla başladı.
‘MUTLAKA KAZANACAĞIZ’
Tertip Komitesi adına konuşan Ramazan Kaval, miting alanındakileri selamlayarak, “Tecrit ve açlık grevleri için buradayız. Omuz omuza verirsek bu tecridi kırabiliriz. Özgür bir yaşam için mücadele ediyoruz. Bugün Hakkari milletvekilimiz Leyla Güven 73 gündür açlık grevi eyleminde. Leyla Güven’in talepleri hepimizin talebidir. Bugün duruşumuz ile bize ne düşüyorsa yapacağız ve tek bir adım geri atmayacağız. Buradan bir kez daha sesleniyoruz; mutlaka kazanacağız. Aksini kabul etmeyeceğiz” dedi.
Mitingde Türkiye ve bölge hapishanelerinde açlık grevi eylemine girenlerin bulundukları hapishane ve isimleri okundu. Ardından HDP’li vekiller sahneye çıkarak yüz binleri selamladı.
LEYLA GÜVEN’İN MESAJI OKUNDU
HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, Leyla’nın cezaevinden gönderdiği mesajı okudu. Leyla Güven’in mesajı şöyle:
“Değerli halkımız, sevgili kadın yoldaşlar
Amed’in, Serhad’ın, Botan’ın aydınlık yüzleri merhaba…
Her birinizi ayrı ayrı selamlıyor, içinde bulunduğumuz bu zorlu ama tarihi süreçte hep beraber başaracağımıza olan inancımı tekrar vurguluyorum.
Sayın Öcalan üzerindeki tecrit, toplumsal barışın kalıcılaşmasının önünde bir engeldir. Sayın Öcalan toplumsal barışın inşasında önemli bir aktördür. Bunu yaptığı teorik ve pratik deneyimleriyle fazlasıyla kanıtladı. Dolayısıyla toplum tüm bu gerçekliğin farkındadır. Talebimin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkacak olumlu sonuçları gördükleri ve bildikleri için, eylemim daha ilk günden itibaren içeriden ve dışarıdan 7’den 70’e sahiplenildi.
Bir anlamda sesimi, sesimizi içerdekiler olarak duyurduğumuza ve belli bir noktada sonuç alacağımıza inanıyoruz.
Bu direngen halk, özgürlük ve demokrasi sevdalısı kadınlar, gençler Dehak’tan bugüne kadar zalime karşı oynadığı rolü bir kez daha oynayacak ve bedeli ne olursa olsun kazanacaktır. İnancımız ve irademizle bu direnişimizin sonunu zafere ulaştıracağız. Tarihi süreçlerin içinden geçtiğimiz şu günlerde, sizlerle tüm koşullarda ve imkansızlıklara rağmen deyim yerindeyse ‘duvarları yıka yıka özgür bilinç ve iradeler temelinde buluşmak tutsak edilmeyecek olan tüm yarınlarımızla kendimizi ifade edecek zeminler yaratmak, büyük moral ve coşku ifadesidir benim içinde.
Uğruna ölecek bir yaşam gerçeğini soluduğumun ve bu uğurda seve seve ölümü kucaklayacak bir noktada olduğumu belirtiyorum. Sizleri bu direniş günlerinde duvarların öte yanından başaracağımıza olan inancımla bir kez daha selamlıyor devrimci yüreklerinizden yoldaş sıcaklığı ile sarıyorum.”
‘TARİHİMİZ DİRENİŞ TARİHİDİR’
Ardından söz alan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ise şunları söyledi:
“Eşbaşkanımız ve Hakkari Milletvekilimiz Leyla Güven’i selamlıyoruz. Faşist, saldırgan ve Kürdistan’a ağır saldırılar yapıldı. Birçok kez havadan gelip, karadan gittiler. Bu hükümetten önce de birçok kişi denedi, ‘Kürtleri bitireceğiz’ dedi. Halkımız iradesi ve duruşu ile bunu parçaladı. Kimse onları tanımıyor bile. AKP-MHP faşist iktidarı bu amaçla Kürt halkına yöneliyorlar. Direnişimiz karşısında kaçarak gidecekler.
“Sayın Öcalan bir kişi değil, Kürt halkının iradesidir. Milyonların iradesidir. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit Kürt halkının iradesine yönelik tecrittir. Tarihimize bakalım, yoldaşlarımız bugüne kadar ne yaptıysa bizde onu yapacağız. İrademizi, kimliğimizi kimseye teslim etmeyeceğiz. Bu nedenle tarihimiz direniş tarihidir. Esat Oktay’a karşı Kemal ve Mazlumlar nasıl direndi ise, Leyla Güven’de tecridin parçalanması için tarihi bir direniş sergiliyor.
“Amacımız ortada; ne kadar katliam olursa olsun, Kürt halkını yok etmek istediler. Zilan, Dersim, Roboski, Cizre’de katliamlar gerçekleştirdiler. Bunları unutmayacağız ama bitmedik. Kürt halkının iradesi ayakta. Bugün Hewler, Strasbourg, Galler, Leyla Güven ve tutuklu arkadaşlarımız zafere ulaşacaktır. Zafer Kürt halkının olacaktır.”
‘BU TOPRAKLARA BARIŞI GETİRECEĞİZ’
Öztürk’ün ardından DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan konuştu. Arslan, “Yükümüz çok ağır, Kürtlere kendini yönetme imkanı tanımamak için tüm kirli politikalar uygulanıyor. Ama şu nettir; Kürtler kimseden icazet alarak, bu mücadeleyi başlatmadı, Kimsenin baskısıyla mücadeleyi bırakmayacaktır. Sözümüz AKP’ye değil, halkımızadır. Bu süreci atlatmak için mücadelemizi büyütmemiz gerekiyor. Bu yükü cezaevindeki arkadaşlarımıza bırakmayalım. Tüm halkımız her alanda açlık grevi eylemcilerinin sesini dünyaya duyurmalıdır. Mutlaka zaferi elde edeceğiz. Bu topraklara halka barışı getireceğiz” diye belirtti.
Son olarak söz alan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise “Amed’ten, Botan’dan, Serhat’tan bu meydana gelen, bu meydanda tepkilerini ortaya koymak için bu alana gelen, sevgili Leyla Güven’e selam göndermek için bu alanda toplanan herkese binlerce kez teşekkür ediyorum. Bir kez daha tarihi bir sorumluluğu ortaya koydunuz. Bir kez daha tarihsel olarak, dönemsel olarak, içinde yaşadığımız sorunları, sıkıntıları, ortaya koymak için bu meydana geldiniz. Bizlerle birlikte oldunuz. Bu meydan binlerce kez, 8 Mart’larda, Newroz’larda, buraya toplanan insanlarla birlikte halaylar ve zılgıtlar çekmiş, Ankara’ya güçlü mesajlar göndermiştir” dedi.
‘HİÇ KİMSE BİZLERİ İNKAR EDEMEZ’
Buldan konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Burada bir kez daha kardeşlik, özgürlük, demokrasi için binlerle buraya toplandıysak, Ankara’nın bu mesajı iyi okuması gerekiyor. Bugün yaşadığımız tecrit başta olmak üzere, adaletsizliklerin son bulması için bu ülkenin toplumsal barışı, özgürlüğü ve kardeşliği için bir araya gelmiş olan binler, bir kez daha gösterdi ki; hiç kimse bizlerin haklı ve onurlu mücadelesini yok sayamaz, görmezden gelemez, inkar edemez.
“Yoldan gelirken Diyarbakır Cezaevi’nin önünden geçtik. Sevgili Leyla Güven’e anonslarımızla birlikte merhaba dedik. Eminiz ki sesimizi, zılgıtları ve alkışları duyuyorlar. Sevgili Leyla Güven’in açlık grevinin 73 gününde bu meydanda bir kez daha selamlarımızı gönderiyoruz. Onun talebi milyonların talebidir, bu ülkenin halklarının talebidir, Kürt halkının, kadınların, gençlerin talebidir. Leyla Güven sıradan bir tutuklu değildir. Leyla Güven DTK’nin eşbaşkanıdır, kadındır, Hakkari halkının seçilmiş temsilcisidir, parlamentonun tutuklu tek milletvekilidir. Başlatmış olduğu açlık grevi de öyle duyulmadan, sessizce, kulak tıkayarak görmezden gelinecek bir eylem değildir.
‘TECRİT BİR AN ÖNCE KALDIRILMALIDIR’
“Tecridin bir insanlık suçu olduğunu her zaman söyledik. Yıllardır Sayın Öcalan üzerinde başlatılan ve bugünde devam eden mutlak tecride karşı cezaevlerinde 239 insan bedenini açlığa yatırmıştır. Selma Irmak, Sebahat Tuncel, Strazbourg’ta eski milletvekilimiz Dilek Öcalan, Hewler’de HDP’li yoldaşımız, Türkiye’nin birçok cezaevinde insanlar bedenini açlık grevine yatırdılar. Açlık grevi ile birlikte Ankara’ya, siyasi iradeye ‘tecridi kabul etmiyoruz, biran önce kaldırılmalıdır’ mesajı veriyorlar.
“Sevgili halkımız, İmralı Cezaevi başından beri, 20 yıldır tecritle karşı karşıyadır. Zaman zaman, İmralı Adası’na gidiş gelişler olsa da, 20 yıldır devam eden ve Sayın Öcalan’ı izole etmeye çalışan, sesinin, düşüncelerinin halkla paylaşılmasına izin vermeyen bir tecrittir. 2011 ve 2015 yılları arasında İmralı Adası’ndaki müzakere görüşmeleri bir kez daha göstermiştir ki; Sayın Öcalan ile görüşmeler yapıldığı zaman, ülkede her bir insan geleceğe güvenle bakıyordu. Bu ülkede o dönemler kimsenin canı yanmıyordu, kimse yaşamını yitirmiyordu, kimsenin kapısına cenazeler gitmiyordu. Annelerimiz ağlamıyordu, gençlerimiz toprağın altına düşmüyordu. Bunların tümü Sayın Öcalan’ın başlatmış olduğu ve bizimle yürütmüş olduğu müzakere ile sağlandı.
“Ne zaman ki kapılar kapandı ve kimseye ses gitmedi, Sayı Öcalan tecritle karşı karşıya kaldı, ülkede her türlü kriz ve kaos yaşandı. Ülkenin birer yurttaşı ve vatandaşı olarak, ülkenin çatışmalı süreçlerle karşılaşmaması, toplumsal barışın ülkeye hakim olması için çaba sarf ettik. 7 Haziran’dan sonra Kürtlere, HDP’ye, bu ülkenin muhalif kesimlerine, aydınlarına, yazarlarına, saldırılar gerçekleşti. İnsanlar konuştukları için cezaevine gönderildi. HDP’den binlerce insanın cezaevinde olduğu, sevgili Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın cezaevinde olduğu, kentin seçilmişleri olan Gültan Kışanak’ın cezaevinde olduğu bir dönemde, tecridin mutlak bir yönetim olduğu bir dönemde, buradan demokrasi, barış, kardeşlik ve adalet temennilerimizi ifade etmek isteriz.
‘GÖRÜŞMA SADECE AİLE GÖRÜŞÜDÜR’
“Sevgili Leyla Güven’in 73 gündür süren açlık grevinin artık sonlanması için tecridin bir an önce kaldırılması gerekir. Geçen hafta Mehmet Öcalan’ın İmralı cezaevine gitmesi önemlidir. Bu aile görüşüdür, bununla tecrit ortadan kalkmamıştır. Zaman kaybetmeden, geç olmadan, avukat ve aile görüşmelerinin bir takvime bağlanması ve sağlanması gerekiyor. Bir kez daha bu meydandan Ankara’ya bu mesajı veriyoruz; Leyla Güven’in direnişi onurlu, halkların kardeşliğinin, demokrasinin, barışın, özgürlüğün ve kardeşliğin direnişidir.
“Tecrit sadece bizi, Kürtleri ilgilendiren bir mesele halinden çıkmalıdır. Türkiye halkları ve toplumunun, kendisine insanım diyen herkesin sorunu olmalıdır. Yaşananlar sadece Kürtleri ilgilendirmeyecek, bir bütün olarak Türkiye halklarını ilgilendirecek. Ülkede aydınlara, sanatçılara, barış yanlılarına, toplumsal kesimlere buradan seslenmek istiyorum; söyleyecek bir sözünü mutlaka olmalıdır Çok geç kalmadan, cezaevlerinde olumsuz bir durum yaşanmadan tecridin kalkması için omuz omuza vermenin gerektiği yeni bir sürece girdik.
‘AKP’NİN OLUMSUZ TUTUMUNDAN HERKES RAHATSIZ’
2Ülkeyi yönetenler, halkların bu talebini dinlerse, demokratikleşmenin önünü açacaktır. Ülkede yaşayan her bir yurttaşımız, bugün AKP hükümetinin olumsuz tutumundan rahatsızdır. Herkesi yok sayan, inkar eden, her ağzını açanı cezaevine gönderen bir anlayışı asla kabul etmediğimizi ifade etmek istiyoruz. Bunun için Leyla’nın sesine ses olmak zorundayız, direnişine güç vermek zorundayız, çığlığını duymak zorundayız. Leyla’nın şahsında tüm arkadaşlarımızın çığlının duymak zorundayız. Bu sorun insanlık sorunudur. Hepimizin düşünmesi ve çare bulması gereken bir sorun haline gelmişse, Leyla Güven arkadaşımıza kulak verilmelidir.
“Tecridi Türkiye halkları birlikte kaldıracaktır. Bunu başarmak bizlerin elindedir. Ya başaracağız, ya başaracağız. Ya kazanacağız, ya kazanacağız. Ama mutlaka kazanacağız. HDP adına bir kez daha bugün buraya ülkenin dört bir yanından gelen halkımıza bir kez daha teşekkür ederim. Her yerde tecridi gündem yapın, kaldırılması için duyarlılık sağlayın. Leyla’nın sesine ses verilmezse, daha karanlık günler bizi bekleyecektir. Cezaevindeki yoldaşlarımıza, Leyla Güven’e, Sebahat Tuncel’e, Dilek Öcalan’a selamlarımızı gönderiyorum. Rehin tutulan siyasetçilere, Selahattin Demirtaş’a, Figen Yüksekdağ’a, Gültan Kışanak’a sevgilerimi gönderiyorum. Bu gemi mutlaka limana ulaşacaktır.”
Konuşmanın ardından belediye eşbaşkan adayları sahneye çıkıp halkı selamlayarak, tecride ilişkin kısa konuşmalar yaptı.
Konuşmaların ardından miting sona erdi.