‘El Khomri yasası’ hakları gaspedecek

eylemmm

PARİS (Seval Gündoğdu)- Avrupa devletleri, işçi sınıfın ve gençliğin kazanmış olduğu hakların geri alınmasına yönelik yeni sömürü ve baskı yasaları çıkartmayı hedefliyor. Hükümet bu hak gasplarına yönelik bir çok yasa çıkarma hazırlığında.

Son dönemde Fransız burjuvazisi işçi sınıfının örgütlü gücüne saldırıları daha fazla arttı. Toplumda biriken tepkiler ile sendikaların, öğrenci ve işsiz gençliğin öncülüğünde direnişe dönüştü. Başkent Paris olmak üzere 200 kentinde yürüyüş, sokak, meydan, demiryolları, lise ve üniversite binaları işgal edildi. Kitleler sömürü yasalara karşı birleşti, sokağa ve direnişe çağırıyor.

EL KHOMRİ YASASI NEDİR?

Hazırlanan Yeni Çalışma Yasası, Fransa’da yaşayan yerli ve göçmen emekçilerin hayatında büyük değişiklere yol açacak. Haftalık çalışma süresi 35 saatten 48 saate çıkartılacak, fabrika ve işletmelerde yapılacak olan özel anlaşmalarla çalışma süresi 60 saatte kadar çıkabilecek. Gün içinde en fazla 10 saat çalışma süresi ise 12 saatte çıkartılıyor.

Sadece çalışma süresinin uzatılması değil, mesai ücretlerinde de kesintiye gidiliyor. Mesai sürelerinde uygulanan yüzde 25′lik ücret uygulaması, yüzde 10′a düşürülecek. Fazla mesailerde 5 kata kadar daha az ödeme yapılacak. Mevcut iş yasası patronlara işyerinin “ekonomik sıkıntılar” yaşadığı durumunda işçi çıkarma imkanı zaten veriyordu. Yeni Çalışma Yasası’yla şirket sahipleri rekabeti arttırmak için ücretleri düşürebilecek, çalışma saatlerini uzatabilecek ve işten çıkartmalar için gerekli hukuksal dayanak sunulacak.

İşten çıkarıldığında çalıştığı yıl ne olursa olsun, iki yıl gibi bir taban belirlenmesi düzenlemesi de yeni yasada öngörülüyordu. Bu düzenleme değiştirilerek, iş mahkemesi işçinin durumuna göre tazminat kararını verecek. Part-time çalışma süresinin haftalık minimum 24 saat çalışma limitine düşürülecek. Fransa’da kadınların yüzde 80′i part-time çalışıyor. Part-Time çalışanların ayrı bir sömürü noktası ise kadın emeğidir. Bu alanda erkek-kadın arasındaki ücret eşitsizliği en acımasız şekilde kendini gösteriyor. Çalışma saatinin ayda 24 saatle sınırlandırılması, kadınlara eve dönmesine yol açacağı riski taşıyor.

Çıraklık eğitimi alan 18 yaşından küçük olan gençlerin ise günlük çalışması saati ise 10, haftalık ise 40′a yükseltiliyor. Diğer işçiler gibi aynı şekilde çalışacak olan çıkar ve meslek eğitimde olan gençler ise aslında “ücretsiz” çalışacak. Yasaya göre yıllık izin standardı kaldırılacak, iş anlaşmasına bırakılıyor. Yanı işverenin ihtiyacına göre yıllık izin süresi belirlenecek. Kabul etmeyenler ise kolaylıkla işten atılabilir. Yasa, kadınların doğum izinleri’de etkiliyor. Doğum izini ayrılmak isteyenler işten çıkartılma riski ile karşı karşıya kalacak.

YENİ DİRENİŞ DOĞDU

İşçileri ve gençleri güvencesiz ve esnek çalışmaya zorlayan Yeni Çalışma Yasası gündeme geldiğinden bu yana halk sokakta. Fransa’da 9 Mart’ta 1 milyon bin işçinin, kadının, öğrenci ve işsiz gençliğin katıldığı genel grevin ardından hatırlanacağı üzere 17 Mart’ta öğrenciler okulları işgal-bloke ederek sokaklara çıktı.

Öğrenci gençliğin çağrısı üzerine 60 üniversiteden öğrenci temsilcisinin katıldığı bir toplantı organize edildi ve ülke genelinde ulusal öğrenci koordinasyonu kuruldu. Ulusal öğrenci Koordinasyonu kurulduğu andan itibaren Fransa hükümetini geri adım attırmak için mücadeleyi büyütme pratiğini gösteriyor. Öğrenci ve emek hareketi ortak mücadele hattından ilerleyerek süresiz genel grev çağrısını yükseltti. Meydanları işgal eden ve sokaklara mücadeleyle büyüten gençler ise şu talep altında birleşti.

-Çalışma Bakanı El Khomri ile anımsanan Yeni Çalışma Yasasının derhal geri alınması,
-Haftalık çalışma saatlerin 32 saate düşürülmesi,
-OHAL uygulamasına derhal son verilmesi ve Anayasa’dan kaldırılması,
-Vatandaşlığın iptal edilmesini öngören yasa tasarısının iptal edilmesi,
-Gözaltıların serbest bırakılması,
-Grev boyunca derslere katılmayan öğrencilerin hakkında cezaların kaldırılması.