Fransa’yı ‘sarı’ öfke kuşattı

Fransa’yı ‘sarı’ öfke kuşattı

Fransa’da, akaryakıt zamları ülke genelinde farklı biçimlerde protesto edilirken başkent Paris’teki ünlü Champs-Elysees Caddesi’nde “Sarı yeleklilere” polis göz yaşartıcı gaz ve basınçlı suyla saldırdı. Saldırı sonrası eylemciler ile polis arasında çatışma yaşandı. Gün boyu süren eylemlerde Paris’te 287 kişi gözaltına alındı. 17’i polis olmak üzere en az 100 kişi yaralandı. Resmi rakamlara göre Fransa genelinde 75 bin kişi eylemlere katıldı.

Paris- L . Michel DESTAN

İki haftadır hükümetin akaryakıta ek vergi koymasını protesto etmek için başlayan ve sarı yelekliler adı altında örgütlenen eylemciler, 1 Aralık Cumartesi günü başta başkent Paris’te olmak üzere birçok kentte gösteri düzenledi.

Eylemciler, sabahın erken saatlerinde yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı dünyaca ünlü Paris’in Champs-Elysees Caddesi çevresinde toplandı. Polis, Champs-Elysees Caddesi’ne girmelerine izin vermediği eylemcilere göz yaşartıcı gaz ve basınçlı su kullanarak saldırdı.

Eylemciler, Paris’in caddelerinde çok sayıda araç ve çöp bidonunu ateşe verdi ve polislere taş ve şişe fırlatarak saldırıya karşılık verdi. Bankalar, lüks mağazalar ve lüks otomobiller hasar gördü. Çatışmalar akşam geç saatlerine kadar ara sokaklar da dahil olmak üzere devam etti.

Eylem öncesi tüm lüks mağazalar da vitrinlerini tahta, metal ya da plastik barikatlarla kapladı. Cafeler, restoranlar yol üzerindeki masa ve sandalyelerini kaldırdı, çöp kutuları da dahil, kırılıp dökülebilecek ya da yakılabilecek tüm nesneler cadde üzerinden toplandı. Paris belediyesi eylemcilerin barikat yapmakta kullanabileceği şantiye malzemelerini kaldırdı. Çevredeki çok sayıda cadde trafiğe kapatıldı ve metro seferleri durduruldu. Tüm bu önlemlere karşın kitlenin eylem alanına akışının önü kesilemedi ve barikatlar örülmeye devam edildi.

Akşam geç saatlerde araçların yakıldığı sokaklarda, çatışmalar devam etti. Paris semalarında gaz bulutları oluştu. Yer yer polis helikopterden kitlelerin üzerine gaz attığı görüldü.

Fransa Başbakanı Edouard Philippe, Paris’teki gösteriye yaklaşık 5 bin 500 eylemcinin katıldığını iddia etse de gerçek eylemci sayısı çok daha fazlaydı. Sadece République Meydanında ki eylemci sayısı 15 bini aşkındı. Burjuvazi ve hükümet yanlısı medya da eylemcileri gerçek ve sahte sarı yelekliler diye iki gruba ayırarak eylemcileri kriminalize etmeye çalıştı. Devletin uyguladığı şiddeti meşru eylemcilerinkini ise illegal gösteren hükümet yanlısı yorumlar gün boyu televizyon kanalarında yer aldı. Eylemcilere çağrı üstüne çağrı yapılarak barışçıl eylemlere dönülmesi istendi.

SARI VE KIRMIZI BİR ARADA

1 Aralık günü Paris sokakları sarı yelekliler ile kırmızı yeleklilerin buluşmasına da tanık oldu. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) ise mesafeli tavrını değiştirerek 1 Aralık’taki eyleme katılım çağrısı yapmıştı. Bu çağrı karşılığını buldu. République Meydanında yürüyüşe geçen işçi korteji Bastille Meydanı’na gelen Sarı yelekliler korteji ile buluştu.

Fransız Demokratik İşçi Konfederasyonu (CFDT) katılmamasına gerekçe olarak aşırı sağcıların varlığı ve şiddeti göstermiş fakat daha sonraki süreçte kitlelerin kararlığını görünce sözlü desteklerini açıklamıştı. Fakat bu sendika daha önceki “El Khomri” ve “Demiryolu reformu” karşıtı eylemlerde bekleyelim görelim tavrı sergilemişti.

Sol kanattan Boyun Eğmeyen Fransa hareketinin lideri Jean Luc Mélenchon “Faşistler katılıyor” diye haklı bir eylemden uzak kalamayacaklarını belirtip 1 Aralık’ta Champs-Elysée’de olacaklarını açıklamış ve bizzat Marseille’de ki eyleme katıldı. Polis tarafından öldürülen Adama Traoré’nin adını alan polis şiddetine karşı adalet isteyen ADAMA komitesi ise alanı ırkçılığa ve gericiliğe terk etmeyeceklerini belirterek polisin eylemcilere karşı uyguladığı şiddeti protesto ederek sarı yeleklilerin yanında yer aldı.

SNCF demiryolu işçileri aylarca yaptıkları grevler sonucu somut bir kazanım elde edememenin ve grevci arkadaşlarının işten atılmaları, hakkında soruşturma açılmalarının birikmiş öfkesiyle “biz buradayız” diyerek sarı yelekliler eylemine katıldı.

Fransa’nın birçok kentinde gerçekleştirilen gösterilerde zenginlerin temsilcisi Macron ve hükümetinin politikalarından rahatsız olan ve sonuçlarını ağır yaşayan birçok kesim de yer aldı. Eylemlerde beyaz önlükleriyle katılan sağlıkçılar, traktörleri ile vekillerin ve resmi dairelerin önüne gübre döken çiftçiler, eğitim reformuna ve harçlara karşı çıkan öğrenciler, itfaiyeciler, işsizler yani geniş bir yelpazeyi kaplayan eylemci profili vardı.

SARI YELEKLİLER HAREKETİ HERYERDE

Paris dışında diğer kentlerde yapılan eylemler nispeten sakin geçerken yollarda, gişelerde, büyük mağazaların önünde ana ve otoyollarda barikatlar kuruldu, blokaj eylemleri yapıldı. Otobanlarda ücretsiz geçiş yaptırıldı. Marseille kentinde yapılan eylemde Valilik binasının kapısında barikat kuruldu. Nantes ve Nice kentlerinde havaalanı işgal edildi ve uçuşlar iptal ettirildi. Fransa tarihinde belkide nadir görülen tek kişilik eylemler yapıldı. Strasbourg merkezde yapılan eyleme polis saldırdı. Calais’de ‘Sarı yelekliler’ eylemine liman işçileri katılarak destek verdi.

Tüm eylemcilerin ortak noktası Macron’nun ezilenlere karşı yıkım politikaları ve zenginlere yönelik çıkardığı ayrımcı politikalardı. Eylemciler “Macron istifa” sloganın tek ağızdan haykırdı. Eylem alanında göze çarpan sloganlara baktığımızda çok yönlü olduğunu görebiliriz. “Bu bir ayaklanma değil, devrimin başlangıcı”, “Macron biz aptal yerine koyma”, “Sarı yelekliler titretiyor”, “Bekle Macron geliyoruz”, “Sarı yelekliler öfkeli”, “Parisliler bizimle”, “Mayıs 68, Sarı yelekliler 2018”, “Sosyal adalet” benzeri sloganlar atıldı.

EYLEMCİLERİN RAHATSIZ OLDUĞU ORTAK NOKTALAR

Halkı öfkelendiren sokaklara döken ve radikal eylemlere dönüşen bu dipten gelen dalgayı besleyen nedenlerin temelini hükümetin uyguladığı neoliberal kapitalist yıkım politikalarıdır. Peki, neydi bunlar; maaşlardan vergi kesintisi yüzde 37,3’ü bulurken Macron büyük şirketlere vergi indirimi, 1 milyon 300 bin Euro’nun üzerinde varlığı olanlar için konulmuş Servet Vergisi’ni kaldırması, işten çıkartmaları kolaylaştıracak ve çalışanların tazminat haklarını budayacak şekilde çalışma yasasında reforma gitme. Ayrıca dar gelirli ve öğrencilerin bel bağladığı kira yardımlarında kesinti yapma. Fransa’da okumak isteyen yabancı öğrenciler için eğitim harcını iki katına çıkarma. 2019 yılından itibaren gaz, elektrik, benzin başta olmak üzere bir dizi zam programını hayata geçiriyor olması.

RESMİ GÖRÜŞMELER CANLI YAYINLANSIN

Sosyal medya üzerinde örgütlenen ‘Sarı yelekliler’ hareketi hızlı manevra yapma ve eylem yeteneğine sahip. Herhangi bir politik önderlik olmadığını belirtmiş olsalar dahi özünde politik bir hareket özelliği taşımaktadır. Eylemlerde örgütlü bir şekilde hareket edip ön hazırlıkları ile katılıyorlar. Yer yer yaşanan çatışmalarda bazı burjuva medyasının dahi kent gerillası tarzı sahneler yaşadığını ifade etmesini sağlıyor. Ayrıca direk olarak Macron’nun istifa etmesini, zamların geri çekilmesini, ücretlerde iyileştirmeye gidilmesini talep ediyorlar. Bunun içinde bir referandum önerisi ve bu sorunları tartışıldığı ve taleplerinin net sunabilecekleri bir meclis öneriyorlar. Yine sosyal medya üzerinde belirledikleri temsilciler yaptıkları görüşmelerinin canlı yayın olarak halka sunulmasını istediler ve karar mercisi olmadıklarını açıklayarak net tavır sergilediler.

HÜKÜMET POLİTİKALARINDA ISRARCI

Hükümetin yaptığı resmi görüşmeler ve açıklamaları sorunları çözüme yönelik değil, politikalarda geri adım atmaya niyetli olmadığını gösteriyor. Çevre bakanı François de Rugy, yol kesme eylemleri büyük ölçüde sona erdikten sonra, karbon vergisinin 1 Ocak 2019’da artacağını bir kez daha teyit etti ve değişiklik yapmayacaklarını söyledi.

‘Sarı öfke’nin hedefindeki Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un eylemin zamanla güç kaybetmesine umut bağlamaya devam ettiğini G20 Zirvesinde yaptığı açıklamada tekrar gösterdi. Şiddet içeren eylemlere asla göz yummayacaklarını söyledi. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, ‘Sarı yeleklilere’ “3 bin haydut Champs-Elysees” dedi.

1 Aralık günü yapılan eylemlerde işçiler, öğrenciler, göçmenler ve birçok organizasyon, örgüt ve partiler kendi renklerini belli etmeden ‘Sarı yelekliler’ eylemindeydi. İleri ki süreçte de eylemde birliktelik sağlayan bu oluşumlar tutarlı bir birliktelik yakalayabilecek mi süreç gösterecek. Şu da bir gerçek ki; ‘Sarı yelekliler’ hareketi genişleyip Macron hükümetinin politikalarından rahatsız olan başkaca kesimleri de içine dâhil etmeyi başarırsa taleplerini kabul ettirme şansı yüksek olacaktır. Eyleme katılan kitlelerin siyasi tercihleri, talepleri nasıl evirilecek, zamanla rengini daha da belli edecektir. Şimdilik görünen o dur ki eylemler devam edecek.

Eylemlerin nitelik ve nicelikteki sıçraması üzerine yapılan yorum ve çağrıların içinde genel grev talebi öne çıkıyor. İrili ufaklı grev çağrıları yapılırken sarı yelekliler hareketinin bir genel grevle bütünleşip bütünleşmeyeceğini önümüzdeki süreçte göreceğiz.

FRANSIZLARIN YÜZDE 84’Ü DESTEKLİYOR

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bir süredir, göreve geldiği günden bu yana yürüttüğü “reformlar” nedeniyle ülkedeki zenginleri daha da zengin ettiği, orta ve alt gelirli insanların ise yaşamlarını daha da zorlaştırdığı için eleştirilerin hedefinde oldu ve giderek halk desteğini yitiriyor. Fransa’da yapılan ankete göre, Fransızların yüzde 84’ü ‘sarı yeleklileri’ destekliyor.

EYLEMLER VE DİRENİŞTE BULAŞICIDIR

Fransa’da başlayan ‘Sarı yelekliler’ eylemi Belçika ve Hollanda’da devam etti. Belçika Valon bölgesinde yapılan blokaj eylemleri sonrası Brüksel’de yapılan eyleme polis saldırdı. Eylemciler polis aracını ateşe verdi ve gözaltılar, yaralanmalar yaşandı. Hollanda’nın çeşitli kentlerinde de ‘sarı yelekliler’ hükümet karşıtı protesto düzenledi. Sosyal medya üzerinden yapılan çağrılar üzerine, Lahey, Nijmegen, Maastricht, Alkmaar, Leeuwarden ve Groningen kentlerinde eylemler düzenlendi.