GİK-DER; “Gözaltı ve Tutuklamalara Karşı Sessiz Kalma!”

GİK-DER; “Gözaltı ve Tutuklamalara Karşı Sessiz Kalma!”

Gözaltı ve Tutuklamalara Karşı Sessiz Kalma!

Gömen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER)  üyesi ve daha önce dernek  yöneticiliği yapmış olan Kemal Denli  arkadaşımız  İngiliz polisi tarafından Türkiye’ye iade edilmek üzere  gözaltına alındı. 18 Nisan günü sabah saatlerinde  sivil  polisler tarafından evi  basılarak  gözaltına alınan arkadaşımız  çıkarılan mahkemede  kefaletle  serbest  bırakılmıştır. Aynı  zamanda haftanın üç günü imzaya giderek burada olduğunu göstermesi gerekmektedir.  İngiliz vatandaşlığına sahip olan  Gik-Der üyesi Kemal Denli’ye  yapılan   bu keyfi gözaltı ve tutuklamayı kınıyor  ve protesto ediyoruz. Göçmenler olarak  bizler tutum almadığımız koşullarda politik mültecilere yapılan gözaltı operasyonları ne  ilk nede son olacaktır.

Üyemiz  Türkiye hapishanelerinde  tutsaklık yaşamış, 1999-2000 yılarında  Ölüm Orucu direnişçisi olmuş ve sağlık nedeniyle tahliye edilmiştir.  İngiltere’ye gelmek zorunda kalan  üyemiz uzun yıllardır mülteci olarak  İngiltere’de yaşamını sürdürmektedir.

Karşılıklı olarak  Türkiye  ve İngiliz başbakanların ziyaretinden sonra kirli pazarlıklar sonucu  sık sık basında gündeme gelen ve iadesi istenen devrimcilere ve politik mültecilere yönelik saldırılar artarak devam ediyor. Hatırlanacağı üzere daha öncede, İlhan Karatepe  gibi politik kimlikleri olan kişiler gözaltına alınarak iade edilmesi için girişimde bulunuldu.

Politik  ve siyasi kimliği olan mültecilere karşı yapılan kirli hesapların ve  pazarlıkların konusu olan sınır dışı edilmeler ve tehditler  ‘demokrasinin beşiği’ olarak lanse denilen   AB ülkelerinde artık ‘olağan’ normal bir hale dönüştürülüyor. Siyasi ve politik mülteciler  TC devleti ile  İngiltere    arasında pazarlık konusu haline getirilmiştir.  Avrupa’da sürdüren politik mültecilere yönelik saldırılar devam ediyor  ve edecektir. Bir çok  kampanyalar ve mücadeleler sonucu iadesi durdurulmuş devrimciler vardır.

AB devletleri, çözemediği her sorununda ve yaşadığı her ekonomik kriz gibi durumlarda hedefine  politik mültecilere yönelik sınır dışı edilmeleri ve saldırıları başta gelmek üzere birçok baskı yasaları ve uygulamaları ile gündeme gelmektedir.  Almanya, Fransa, İsviçre, İngiltere ve daha birçok ülkede politik faaliyetinden dolayı tutsak edilmiş onlarca  Türkiyeli ve Kürdistanlı politik mülteci bulunmaktadır. Tutuklayamadıklarını ise ülkelerine iade ederek uzun yıllar tutsaklık koşullarına  zemin yaratmaya  çalışan AB devletleri, insanlık suçu işlemektedir.

Cenevre Sözleşmesinde İltica etmenin bir insan hakkı olduğu söylense de, uygulamaların böyle olmadığı pratik olarak ortaya çıkmıştır. Bugün  halen Türkiye ve Kürdistan’da tüm muhalif kesimlere yönelik bir iç savaş ilan eden sömürgeci faşist  Türk devleti katliamları halen sürmekte iken, politik mültecilerin iade edilmesi ne anlama geldiğini görmek durumundayız.

Politik nedenlerden dolayı, yaşadığı ülkeyi terk ederek başka ülkelere gelmek zorunda kalmış tüm politik mülteciler,  bulunduğu ülkelerdeki faaliyetleri gerekçe göstererek sınır dışı edilme tehlikesi ile tehdit edilmektedirler. Bu uygulama ne Cenevre anlaşmasına, ne de insan hak ve özgürlüklerine uymayan keyfi bir dayatmadır. Düpedüz çıkar ilişkisi üzerine kurulmuş ve kirli pazarlıkların  bir sonucu gündeme alınmış bu tutumlar, önümüzdeki süreçte politik mültecilere yönelik saldırıların da zeminini hazırlamış olmacaktır.

Başta Kemal Denli ve İlhan Karatepe olmak üzere tüm politik mültecilerin  iadesini durdurmak ve mülteciler üzerinde oynanan kirli pazarlıkları ret etmek insani bir görevdir. İltica hakkı temel insani bir haktır.

Kendi ülkelerinden zorunlu nedenlerle ayrılarak AB ülkelerine gelmiş politik göçmenlerin yaşam hakkı başta gelmek üzere her türlü hakkının gasp edilmesini kabul etmediğimizi belirtir, iki örnekte olduğu gibi bundan sonra yaşanacak hukuksuz ve keyfi dayatmalara karşı politik sorumluluğumuzla tüm politik göçmenlere sahip çıkacağımızı kamuoyuna duyururuz.

 

19.04.2016

Göçmen İşçiler Kültür Derneği – Londra