HDK-A 1. OLAĞAN KONGRESİNE GİDERKEN

HDK-A 1. OLAĞAN KONGRESİNE GİDERKEN

PARİS (24.11.2018)- Konfederasyonumuz AvEG-Kon,  ”1-2 Aralık kongresine giderken gelecek perspektifiyle, HDK-A’nın kuruluşundan bugüne ortak hafızamızı tazelemek, tarihimize bakmak faydalı olacaktır. HDK-A Türkiye’de olduğu gibi, Avrupa’da da büyük zorluk ve emekle kuruldu” diyerek yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamanın önemi nedeniyle aynen yayınlıyoruz.

HDK-A 1. OLAĞAN KONGRESİNE GİDERKEN

11 Kasım’da kongre hazırlık gündemiyle toplanan MYK’mız belirlenen gündemlerini tartışamadı. Bir süredir, HDK-A’nın önümüzdeki süreçte hangi örgütsel formda ve hangi hattan yürümesi gerektiği üzerine yapılan tartışma ve öneriler son MYK’nın da gündemi oldu.

Kongremizi oluşturan her bileşenin ve bireylerin bundan sonraki “yürüyüş hattı” konusunda farklı görüş ve önerilerinin olması doğaldır. Bununla birlikte bu tartışmalar ve öneriler HDKA’nın ulaştığı politik ve örgütsel düzeyden, kazanımlardan geriye düşmeme anlayışı ve hedefine bağlı olarak yürütülmelidir.

1-2 Aralık kongresine giderken gelecek perspektifiyle, HDK-A’nın kuruluşundan bugüne ortak hafızamızı tazelemek, tarihimize bakmak faydalı olacaktır. HDK-A Türkiye’de olduğu gibi, Avrupa’da da büyük zorluk ve emekle kuruldu. 7 Haziran zaferi öncesi ve sonrası ortaya çıkan enerji sonrası kendisini örgütlemeye başlayan HDK-A’nın kuruluş dönemi aynı zamanda demokratik mücadele, ikna ve değişim süreciydi.

Düzeyleri farklılıklar taşısa da hemen hemen tüm bileşenlerin kadro ve kitlelerinde yeniyi anlama ve anlamlandırmada ciddi sorunlar yaşandı. Eski çalışma alışkanlıkları, eylem birlikleri biçimleri, taban inisiyatifine kapalı işlerin merkezden halledilmesi, dar grup öncelikleri vb, dünden bugüne devam eden ama hep iç mücadeleyle aşılmaya çalışılan sorunlar olarak varlığını korudu.

HDK-A hayatın bir çağrısıydı! Devrimle karşıdevrim arasındaki cepheleşme eğiliminin ihtiyacıydı. Üstten oluşturulan eski tarz ittifak-birlik biçimleri Avrupa’daki ezilenlerin demokratik mücadele isteği ve potansiyeline cevap olmada, dolayısıyla Türkiye ve Kürdistan’da süren büyük mücadelelerin sesi soluğuna dönüşmede yetersiz kalıyordu. Aynı zamanda ülke gündemli yürüyen, yerel mücadelelere ilgisiz kalan hat hem yeni göçmen kitlelerine ulaşıp seferber etme hem de yerli kuvvetlerle mücadeleyi ortaklaştırma ihtiyacına yanıt olamıyordu.

HDK-A daha büyük ve güçlü mücadeleler vermek, kimsenin memnun olmadığı eskiyi aşmak, yerel meclisler aracılığıyla ezilenlerin en geniş ve katılımcı örgütlülüğünü kurmak için yola çıktı. Birleşik mücadele tarihimize pratik bir özeleştiri yaptı.

Kongre örgütlenmesi birleşik mücadelenin yaşamsal bir ihtiyacı olarak ortaya çıktı. Onu doğuran koşullar ve zemin bugünkü konjonktürde daha da güçlüdür. Faşist şeflik rejiminin sadece ülkede değil Avrupa’da da emperyalistlerle birlikte, Kürt Özgürlük Hareketi başta olmak üzere, devrimci-demokrat örgüt ve bireylere saldırganlığının arttığı bir dönemde birleşik mücadelenin bu etkin aracını kullanmama yolunda yürümek büyük bir yanılgıdır. HDK-A’nın seçimler sürecinde oynadığı rol düşünüldüğünde, Saray’la girilecek yeni muharebelerde nasıl bir mevzi haline gelebileceği açıktır. Dolayısıyla Kongre, bu mevzinin nasıl güçlendirileceğini ve ittifak güçlerinin arttırılmasının yol ve yöntemlerini tartışarak HDK-A’yı güçlendirmeye kilitlenmelidir.

Türkiye ve Kürdistan’da hareket eden her şeyi anında boğmaya çalışan diktatörlükle yürütülen mücadelede Avrupa alanı, Efrin’in işgal sürecinde olduğu gibi dönem dönem çok önemli roller oynadı, oynayacaktır. Böylesi kritik bir süreçte HDK-A’daki olumsuz gelişmelerin etkisi salt Avrupa’yla sınırlı kalmayacaktır, Türkiye ve Kürdistan’da da moral bozucu yansımaları olacaktır.

Siyasi kazanımlarının yanı sıra, kuruluş döneminde örgütlü-örgütsüz epeyce geniş bir kitlenin yüzünü HDK-A’ya döndüğü biliniyor. HDK-A tarzı, gerek meclislerin oluşum süreçlerinde gerekse siyasi etkinlikler ve ortak çalışmalarda bir araya gelen bütün kesimlerde yeni bir enerji uyandırdı. Daralmış, sıkışmış demokratik siyaset zeminini herkes için genişletti. Avrupa’da örgütlü yapıların siyaset tarzında dönüşümü zorladı. Herhangi bir parti ya da örgütte örgütlü olmayan mücadele arkadaşlarımızın kendilerini ifade edebilme, inisiyatif alabilme, özneleşebilme imkanı sunmasıyla bir ilk deneyim ve önemli bir kazanım oldu.

HDK-A, bugün için birleşik mücadele örgütlülüğü olarak en ileri önerme, daha da ötesi kazanılmış bir mevzidir! Dahası, bunu aşan, aşacak daha gelişkin bir örgütlülük zemini de yok! Eski araç ve biçimlerin yetmezliğini aşarak kurulan kongre örgütlülüğünden geriye düşülmemelidir. HDK-A, hepsi geçici bir dönem rollerini oynamış, yıkılmış, yeni isimlerle yeniden kurulmuş, yoluna devam etmiş Avrupa’daki örgütlerle aynı kaderi yaşamamalıdır.

Bileşenler olarak hep birlikte HDK-A’nın kuruluşunda sorumluluklar aldık, emek verdik. AvEG- Kon olarak sürecin başından beri bu aracı örgütlemek, yaşatmak için çaba sarf ettik. Ülke eş sözcüleri başta olmak üzere çok sayıda deneyimli kadromuzu HDK-A çalışmasına aktardık, üzerimize düşen her düzeydeki sorumluluğu yerine getirmeye çalıştık. Daha fazlasını yapabilir miydik? Evet, daha fazlasının yapabilirdik, her bileşen gibi daha fazla emek ve yönelim içine girebilir, yetmezliklerimizin üzerine daha güçlü gidebilirdik. Halklarımızın örgütlülüğe ekmek kadar, su kadar ihtiyaç duyduğunun bilincindeydik. Bu araca daha fazla dayanabilir, güçlerimizi daha fazla zorlayabilirdik.

Kongre sürecinde gelişen bilinen tartışmalar nedeniyle, HDK-A’da birlikte mücadele ettiğimiz, birbirimize karşı sorumlu olduğumuz örgütlere ve bütün mücadele yoldaşlarımıza bugün de HDK-A çalışmalarına başladığımız siyasi pozisyonda durduğumuzu bildirmek, bütün taahhütlerimize bağlılığımızı vurgulamak istiyoruz. Kazanılmış HDK-A aracının daha güçlü bir şekilde işlevlenmesi, birleşik mücadele ve cepheleşme çalışmalarında kendi rolünü etkin tarzda oynaması için biz daha güçlü bir biçimde kendimizi ortaya koymaya, sorumluluk almaya hazırız. Kongre iradesinin doğru ve yerinde kararlar alması için HDK-A hukuku içerisinde mücadele edeceğiz.

AvEG-Kon

Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu