HDK: Halkların ve isyanın şairi Cigerxwîn unutmadık, unutmayacağız

HDK: Halkların ve isyanın şairi Cigerxwîn unutmadık, unutmayacağız

Kürt şair Cigerxwîn’in ölümünün 115. yılı dolayısıyla açıklama yapan HDK Yürütme Kurulu, “Halkların ve isyanın şairini unutmadık, unutmayacağız” dedi.

HDK Yürütme Kurulu, Kürt şair Cigerxwîn’in ölümünün 34. yılı dolayısıyla açıklama yayınladı.
“Halkların ve isyanın şairini unutmadık, unutmayacağız” başlıklı açıklamada HDK, “Her ulusun yetiştirdiği, onur duyduğu, yurtseverlik bilincini ve kültürünü gelecek kuşaklara taşıyan şairleri, ozanları, edebiyatçıları vardır. Nasıl ki Türk şair deyince ilk akla gelen isimlerden birisi Nazım Hikmet ise, Kürt şairler arasında ilk akla gelenlerden biri de Cigerxwîn’dir. O, ölümsüz şiirlerin ve yoksul halkların şairidir” diye belirtti.
Açıklamada, Cigerxwîn’in hayatına ilişkin şu bilgiler verildi:
“1903’te Mardin’in Gercüş’e bağlı Hesarê köyünde doğan şairin çocukluğu yoksulluk içinde, çobanlık ve ırgatlıkla geçer. Okula gidemez. 18 yaşında Derik’te medresede dini eğitim almaya başlar. 28 yaşında melle/imam olur. Eğitimi vesileyle İran, Irak ve Suriye’de pek çok yeri dolaşır. Kürdistan halkının, köylülerinin sömürgecilikten, ağalıktan, beylikten çektiği acılara ve yaşadığı yoksulluğa her yerde tanıklık eder. Toplumsal duyarlılığı, yurtseverlik duyguları ve bilinci bu yıllar içinde gelişir. Üzerindeki politik baskılar artar ve Cizre’den Qamişlo’ya/Suriye’ye geçer.
“Cigerxwîn, 1924 yılında şiir yazmaya başlar. Suriye’de Kürt aydınlarla birlikte Hawar dergisini çıkarır. Şiirleri burada yayınlanmaya başlar. İlk Kürt direniş örgütlerinden biri kabul edilen Xoybun’a katılır. Sosyalizm, bu dönem içinde Cigerxwîn’in dünya görüşünün temeli haline gelir.
Cigerxwîn insanlığın kapitalizmin boyunduruğu altında olduğunu ve buna karşı ise ezilenlerin örgütlenmesi gerektiğini, insanlığın tek kurtuluşunun sosyalizm olduğunu hayatının sonuna kadar savunmuştur. Cigerxwîn’in şu sözleri, onun yaşamı boyunca bağlı olduğu sosyalizm davasının en özlü anlatımıdır: ‘Halkımızın kurtuluşunun sosyalizm önderliğinde olmasını istiyorum. Bugün halkımız dört ülkeye dağılmış, doğaldır ki şartları da farklıdır. Kürdistan’ın her parçasındaki tüm Marksist-Leninistlerin siyasi çalışma yapmaları, sosyalist bir parti inşa etmek için çalışmaları gereklidir. Diğer ilerici halklarla dostça bağlar kurmalı, içteki ağalara, şeyhlere ve tüm gericilere karşı savaşmalıdırlar. Halkımız sosyalistlerin öncülüğünde tek bir yumruk gibi, diğer ilerici halklarla birlikte en büyük düşman olan emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı amansız bir savaş vermelidir.
“İsyancı ruhu, şöyle dile gelir bir şiirinin dizelerinde:
Kin em/Kimiz biz?
Cotkarû karker /Çiftçi ve işçi
Gundî û rêncber /Köylü, emekçi
Hemû proleter /Hepsi proleter
Gelê Kurdistan /Bütün Kürdistan
Şoreş û volqan / Devrim ve volkan 
Tev dînamêt in /Hepsi dinamit
Agir û pêt in /Ateş ve alev
Sor in wek etûn, /Eşsiz kızıllık
Agir giha qepsûn /Alev kapsülde
Gava biteqin /Patladığı an
Dinya dihejî / Sarsılır dünya
Ev pêt û agir /Alev ve ateş 
Dijmin dikujî / Öldürür hasmı
Kîne em? /Kimiz biz?
Hey hey hey kîne em ? /Hey hey hey hey kimiz biz?”
Cigerxwîn’in ulusların özgürlüklerinin kavgadan geçtiğini belirttiğini hatırlatan HDK, “Vietnam, Kore, Angola, Hint halklarının kurtuluş mücadelesinin her zaman yanında olmuştur. Enternasyonalizm, şairin şiirlerine de yoğun olarak yansıyan en güçlü ideolojik duruşlarından biridir” diye vurguladı.
Cigerxwîn’in, şiirlerini dünya yoksulları için yazdığını, savaşa karşı barışı önerdiğini, savaşların asıl galibinin zenginler olduğunu vurgulayarak, tüm ezilenleri sömürücülere karşı birleşmeye çağırdığının altını çizen HDK, “Dün olduğu gibi bugün de özgürlüğe, devrime ve sosyalizme kimin ihtiyacı varsa, kim bu davaya baş koymuşsa, Cigerxwîn onların şairidir. Onlar için ve onlar adına seslenir. Özgürlük için mücadele eden halklar onu unutmadı, unutmayacak” dedi.