ICAD; “Gözaltında Kayıpları Unutmadık, Unutmayacağız!”

ICAD; “Gözaltında Kayıpları Unutmadık, Unutmayacağız!”

17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası

Gözaltında Kayıpları Unutmadık, Unutmayacağız!

Gözaltında kaybetme, egemen sınıfların kendi iktidarlarını korumak için toplumsal muhalefete karşı uyguladıkları bir saldırıdır. Bir devlet politikası olarak uygulanan gözaltında kaybetme saldırısı, emperyalist devletlerin, işbirlikçi gerici-faşist rejimlerin toplumsal muhalefete yönelik sistematik saldırı yöntemlerinden biridir.

Bu kirli yöntemi uygulayan devletler, baskı ve sömürü sistemine karşı aktif mücadele içinde olan insanları gözaltına alıp kaybederek, toplumda kaygı, belirsizlik ve korku yaratmaya ve böylece toplumsal muhalefet susturulmaya çalışılmaktadır. Örgütlü işçiler, sendikacılar, gazeteciler, aydınlar, yazarlar, hukukçular, kısacası toplumun her kesiminden insanlar bu saldırının hedefi olabilmektedir. Gözaltına alınan kişiler genellikle işkence ile katledilmekte ve gizli bir yere gömülerek, cesetleri ortadan kaldırılmaktadır.

Geçen yüzyılda Hitler faşizminden Latin Amerika’da ABD destekli diktatörlüklere kadar yüzbinlerce kişinin katledildiği bu yöntem, dünden bugüne Türkiye’den Sri Lanka’ya, Pakistan’dan Irak’a, Suriye’den Kolombiya’ya, Meksika’dan, Balucistan’a ve Mısır’dan Marokko’ya kadar dünyanın çeşitli bölge ve ülkelerinde düzen muhalifi insanlara karşı hala uygulanmaktadır.

Kayıp yakınlarının, ilerici ve devrimci güçlerin ortak mücadele ile devletlerin bu saldırısına karşı toplumsal muhalefeti geliştirdiği ve devletin bu politikasını teşhir ettiği ülkelerde bu saldırı önemli oranda geri püskürtülmüştür. Arjantin’de Plaza de Mayo Annelerinin uzun yıllara yayılan mücadelesi ve Türkiye’de Cumartesi Annelerinin kararlı mücadelesi bu konuda yol göstericidir.

Bugün gözaltında kaybedilenlerin büyük çoğunluğunun akıbeti hala ortaya çıkarılamamış ve kaybedenler yargılanamamışsa, bunun nedeni, bu ülkelerdeki gerici-faşist ve uluslararası alandaki burjuva hukuk sistemidir. Egemenler insanlığa karşı işledikleri bu suçun faili olarak tüm kayıp yakınlarının ve hak savunucularının ısrarlı mücadeleleri ile suçüstü yakalanmışlardır. Ancak, failleri cezasızlık zırhı ile korunmaktadırlar.

Gözaltında kayıplara karşı mücadele, sınıf mücadelesinin bir parçasıdır. İşçi sınıfı ve emekçilerin örgütlü mücadelesi geliştikçe, gözaltında kayıpların akıbeti de ortaya çıkarılacak ve kaybedenlerden mutlaka hesap sorulacaktır.

17-19 Mayıs 1996 tarihlerinde İstanbul’da toplanan 1. Uluslararası Gözaltında Kayıplar Kurultayı’nda kurulan ICAD, bir insanlık suçu olan gözaltında kayıplara karşı mücadelesini sürdürmektedir.

ICAD, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası vesilesiyle, tüm dünyada gözaltında kayıplara karşı mücadele yürüten kayıp yakınlarının ve örgütlenmelerin yanında olduğunu bir kez daha belirtmektedir.

ICAD, özgürlük ve bağımsızlık, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya mücadelesinde gözaltında kaybedilen bütün kayıpları sahiplenirken, anılarını ve mücadelelerini yaşatacaktır.

ICAD, gözaltında kayıpların akıbetlerinin açıklanmasını ve tüm sorumluların yargılanması için mücadeleyi büyütmeye çağırmaktadır.

ICAD, gözaltında kaybedilenleri unutmayacak ve unutturmayacaktır.

ICAD

Uluslararası Büro

12 Mayıs 2016