İsviçre’nin Zürih Kentinde Şehitler Anıldı

İsviçre’nin Zürih Kentinde Şehitler Anıldı

İsviçre (08.11.2015) – MLKP İsviçre 8 Kasım günü, Kasım şehitler ayı vesilesiyle bir gece düzenleyerek şehitleri andı. Restaurant Salmen’de yapılan etkinlik, devrim ve sosyalizm kavgasında şehit düşenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ivana Hofman’ın Rojava devrimine katıldığında yazdığı mektubun okunması ve KGÖ’ lü gençlerin ellerinde MLKP ve KGÖ bayrakları, dillerinde devrim ve sosyalizmi haykıran sloganların atılmasıyla devam eden gecede, Suruç’ta onca üyesi katledilen SGDF Eşbaşkanı Oğuz Yüzgeç ilk sözü aldı. “Eşitlik, özgürlük uğruna kan ve can pahasına canını verenleri anıyorum, Saray AKP saldırısı sonucu Suruç’ta yitirdiklerimizin anıları önünde bir kez daha eğiliyor, mücadelelerini sürdüreceğimize, onlara layık olacağımıza bir kez daha söz veriyoruz ” diyerek sözlerine başlayan Yüzgeç, umudun, direnişin, kadın iradesinin simgesi olan Kobani için yola çıkmıştık. Sürdürdüğümüz kampanya sonrası toplu şekilde Suruç’a gittik. Kobane’de binler canını vererek savunmayı kazandı, bizler ise inşa etmek için yola çıkarak ortaklaşmak istedik. Ancak, Saray ve AKP bunu hazmedemedi. Oysa bizler Kobane’li çocuk ve kadınlara, insanlığa umut olmak için yola çıkmıştık. Savaşın en ağır acısını yaşayan çocuk ve kadınlara biraz umut taşıyabilmekti amacımız. Yüzgeç, gecen sene tam da bu zamanlarda Paramızlar, Arîn Mirkanlar bize zaferi muştuluyorlardı. Bizde bu mesajı doğru algılayarak devrimin çağrısına kulak verdik. Onlar zafere ulaştırdı bizler ise inşasına katkıda bulunacaktık. RTE dediği ” düştü düşüyor” ama zafer kazanıldı. RTE dediği, “biz değil kim inşa edecek”. Biz yola çıktık inşa etmek için. Ama canımızı canlarımızı aldılar. Böylesi onurlu bir dava için canımız feda olsun. Ölümden korkumuz yok. Kobane düşseydi, Ortadoğu Rojava, Türkiye düşecekti. Ama halklarımız kazandı, insanlık kazandı. Bizler Kobane için kampanya başlattığımızda bize dediler ki, “Kobane ateş hattında” evet bizler bunu biliyorduk. Ateş hattının geleneğinden gelen bizler, zor dönemlerin dava takipçileriyiz. M.Suphi ve yoldaşlarından sonra devrim ve sosyalizm davası bitti mi, Mahir Deniz İbolardan sonra mücadele bitti mi? 12 Eylül faşist askeri darbesinden sonra mücadele bitti mi? Hayır, bizler geleneğimizi iyi biliyoruz. Ateş hattında olan Kobani savunmasına katılanlar canını verirken zafer elde edildi. İnşasına katılanlar katliamlara uğradı. Ama mücadelemiz devam ediyor işte. Dünden daha güçlüyüz diyen Yüzgeç, sözlerini şehitlerin anısına bağlı kalınacağı mesajıyla son verdi. Devamında Sahneye çıkan Sarya Müzik Topluluğu, söylediği ezgileriyle kitleye duygu dolu anlar yaşatırken diğer yandan da coşku kattı. Sarya Müzik Topluluğundan sonra görüntülü mesaj yollayan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın mesajı dinlendi. Yüksekdağ; şehitlere bağlılığın mücadelelerini sürdürmekten geçtiğini belirtti. Yüksekdağ, önemli süreçten geçildiğini belirterek mücadelede görevlere işaret etti. Bu mücadelede ağır bedeller ödendiğini, ödemeye devam edildiğini vurgulayarak, tüm devrim şehitlerini andı. Devamında gecenin anlamına ilişkin söz alan MLKP konuşmacısı, 1915’de Beyazıt Meydanında 20 arkadaşıyla katledilen Ermeni devrimci Paramazı anarak sözlerine başladı. Devrim ve sosyalizm tarihinin öyle sanıldığı gibi kolay olmadığını vurgulayan konuşmacı, tarihin bütün bunlara tanıklık ettiğini vurguladı. M.Suphi ve yoldaşlarının katledilmesinden sonra Denizler bu bayrağı göğüsledi. Mahir Deniz ve İbolardan sonra yeni bir devrimci kuşağın bayrağı taşıdığını,12 Eylül sonrası ise yine bayrağın yere düşürülmediği bir geçmişten geliyoruz. 90’lı yıllar düşük yoğunluklu kirli savaşın yaşandığı koşullarda MLKP tarihin dol yatağına düşerek halklarımıza kendini müjdeledi. Ama ayni zaman da savaşın ağır koşulları içinde kendisinin ne görevlerle karşı karşıya olduğunun bilinciyle de savaş cephesinde yerini aldı. Erdal Balcı yoldaşımız şehit düştüğünde MLKP mücadelenin nasıl bedellerle ilerleyeceğinin somut kararını da verdi. Biliyordu, mücadele can bedeli bir kavga olacak. Tüm savaşçıları bu yönlü eğitti donattı. Zindanlarda Demircioğlu’nun “İlk ben olmalıyım” çağrısı öylesine yapılan bir çağrı değil. Hasan Ocak yoldaşımızın Gazi den sonra kaçırılması ve katledilmesi, Hasanın İboların geleneğinin takipçisinin olduğunun somut göstergesiydi. MLKP temsilcisi, bugün Rojavada MLKP’nin ağır kayıplar vererek devrimin zaferine katkıda bulunduğunu hepimiz biliyoruz. Kavga partisi kavganın tam içinde olmayacaksa nerede olacak. Bizler geçmişten devraldığımız mirasımıza layık olarak bugün savaş alanlarında mücadelemizi sürdürüyoruz. Dün ve bugünkü pratiğimiz yarının aydınlatıcı ışığı olacaktır diyen konuşmacı, şehitlerimizi tekrardan anıyor, onların mücadelesine bağlı kalacağımızın sözünü verip kitleyi selamlayarak sözlerine son verdi. Çağdaşın sahnede yer alarak seslendirdi türkülerden sonra, sahneye şehit yakınları davet edildi. Şehit yakınları adına Suruç katliamında yaşamını yitiren Ferdane Kılıç’ın eşi ve Nartan Kılıç’ın babası Metin Kılıç bir konuşma yaptı. Daha sonra TKP/ML adına bir konuşmacı sahneye çıkarak, siper yoldaşlığına vurgu yaptı. Konuşmacı şehitleri andıklarını ve davalarının mücadelelerinin takipçisi olacaklarını vurguladı. Geceye ayrıca Kürdistan Komünist Partisi ve MKP de birer mesaj yollayarak şehitleri andılar. Gece Grup Vardiyanın coşkulu ezgileriyle son buldu. isviçre-2 isviçre-3 isviçre-5