IVANA HOFFMANN FESTİVALİ BAŞLADI (Güncellendi)

IVANA HOFFMANN FESTİVALİ BAŞLADI (Güncellendi)

Duisburg (27.09.2015) – DAİŞ çetelerine ve bölge gericiliğine karşı Rojava savunmasında 7 Mart 2015 günü şehit düşen enternasyonalist kadın savaşçı Ivana Hoffmann adına düzenlenen festival, gerçekleştirileN panelle start aldı. Ivana Hoffmann Dostları tarafından çağrısı yapılan ve aralarında Young Struggle, AGİF, ATİK, ADHK, NAVDEM gibi kurumlardan gençlerin destek verdiği üç günlük festivalin ilk etkinliği Duisburg kentinde bulunan Kürdistan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Ivana Hoffmann ve geçtiğimiz günlerde Rojava’da şehit düşen Kevin Jochim’in annelerinin alkışlar eşliğinde sahneye çağrılmasıyla başlayan panel, devrim ve sosyalizm şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile devam etti.

Panelde ana konuşmacılar arasında bulunan SGDF temsilcisi Ozan Özgenler ilk sunumu gerçekleştirdi. Sözlerine Ivana, Kevin ve Suruç şehitleri şahsında devrim şehitlerini anarak başlayan Özgenler, Suruç katliamını anlamak için komünistlerin Rojava devrimi karşısındaki duruşunu anlamak önemli dedi. Rojava devrimi bizim bakımımızdan içsel bir durumdur diyen Özgenler, enternasyonal mücadelenin bürokratik ilişkiler üzerinden yürütülemeyeceği, komünistlerin duruşunu pratik üzerinden şekillendirmeleri gerektiğinin altını çizdi. Özgenler konuşmasına şöyle devam etti:

‘Emperyalist küreselleşme ile birlikte, bir ülkedeki herhangi bir gelişme, çevresini de etkilemektedir. Tunus’ta patlayan öfke, İspanya’da patlayan öfke böyle sonuçlanmıştır. Tunus’ta başlayan öfke zamanla gerici kuvvetlerin denetimine girdi. Ancak Rojava devrimi üçüncü seçenek olarak açığa çıktı. Bir yanda gericilik, bir yanda emperyallistler varken, Rojava alternatif, eşitlikçi bir yaşamı inşa etmesi ile öne çıktı.’

SGDF’nin destekçi bir kuvvet değil, devrimi yaşatmayı kendine perspektif edinmiş bir yapı olduğunu belirten Özgenler, Rojava şehitleri Sinan Sağır ve Emre Aslan’ın eski SGDF’li olmalarının bir tesadüf olmadığını ifade etti.  Devrimin patlak verdiği andan itibaren kendilerini devrimin yanında bulduklarını söyleyen Özgenler, ‘Devrim neredeyse, komünistler güçleri oranında oralarda kendilerini varetmektedirler. Rojava Paris Komünün yeni ruhudur’ dedi.

SGDF’nin yürüttüğü Kobane ve Rojava devrimini savunma çalışmaları nedeniyle temel hedeflerden biri haline geldiğini vurgulayan Özgenler,  Kobani’nin karşı devrim dalgasının kırılmasında önemli bir rol oynadığını belirtti. ‘İşte bu nedenle sosyalist gençler olarak Gezi’den ortaya çıkarttığımız enerjiyle Kobani inşasında yer almayı kendimize hedef seçtik’ diyen Özgenler, ‘birlikte savunduk, birlikte inşa ediyoruz’ şiarıyla bir kampanya başlattıkları, bu eksende etkinlikler düzenledikleri, TV proğramları gerçekleştirdikleri ve bağışlar topladıkları bilgisini verdi. İnşa süreci kapsamında bir çocuk parkı, hatıra ormanı, kütüphane oluşturma ve sağlık çalışmalarına katılmak üzere yola çıktıklarını belirten Özgenler, bunun karşısında Suruç’ta Saray ve DAİŞ çetesinin ortak bir katliamı ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

SGDF’nin özel seçilmesinin temel nedenini komünistlerin birleşik devrimi ele alma ve savunma bakımından önemli bir yerde duruyor olmalarının olduğunun altını çizen Özgenler, ‘7 Haziran’da HDP’nin aldığı seçim başarısı ve rejimin krizini derinleştirmesi sonucu rejim tekrardan eski silahlarına sarılarak birleşik devrimi perspektif edinen güçleri hedefledi. Bu saldırı aynı zamanda Rojava’nın sesine bir saldırıydı, süreçte özneleşmek isteyenleri yok etmeyi hedefleyen bir saldırıydı. Bu saldırı Kürt özgürlük hareketine topyekün bir saldırı anlamı da taşıdı’ dedi.

Bu saldırıda onlarca arkadaşının da yaralandığını belirten Özgenler, ‘bu saldırının neyi hedeflediğini biliyorduk, bu nedenle bu saldırıyı daha güçlü bir mücadeleyle yanıtlamayı başardık. Birlikte mücadele ve devrimci dayanışmanın ciddi bir pratiğinin sergilenmesi yaşandı. Dolayısıyla bizim için gün yoldaşlarımızın izinden yürüme, onların kavgalarını zafere taşıma günüdür’ diyerek sözlerini noktaladı.

Ardından konuşan Avrupa Kürt Kadın Hareketi temsilcisi Zilan Serhed, Ivana Hoffmann Festivalini ve özellikle İvana ve Kevin’in annelerini selamladı. Rojava devriminin bir kadın devrimi olduğunu belirten Serhed, 21. Yüzyılın bir kadın yüzyılı olduğunu vurguladı. ‘Bunun Rojava devrimiyle taçlandırıldığını görüyoruz. Bu temelde kadınlar Rojavada serhildana kalktı. Ortadoğudaki kargaşaya alternatif oldu. Tarihsel, onlarca yıla yayılan mücadelelerin sonucu olarak gündeme geldi’ dedi. Son 40 yılda Kürdistandaki kadın mücadelesi bir yere geldi ve Rojava ile enternasyonal alana yayıldı, bütün dünyaca tanınır oldu diyen Serhed, bu noktada Kadın devrimi sadece özsavunma alanında değil, birçok alanda yaşamı iktidar mantığından uzak, sağlık, ekonomi, eğitim alanlarında da etkilerini gösterdiğini ifade etti.

Kadınların eğitimlerle işe başladığını, daha sonra ise akademiler oluşturduğunu ve ordulaştığını belirten Serhed, bugün tüm dünya bizleri YPJ olarak tanıdıysa, bu durumun Arinlerin, Ivanaların pratiğinde ve kadınların kendi ayakları üzerinde durarak, özneleşmeleri üzerinden ortaya çıktığının altını çizdi. Beşbin yıllık erkek egemen zihniyetle kadının köle olarak görüldüğünü belirten Serhed, ‘Rojava ve Kürdistan’daki mücadele bu köleliği hedeflemektedir. Bunun için her yerde kadınların örgütlü olması ve alternatif bir yaşamı kurması önemli. Korkmadan, cesaretimizi dahada güçlendirerek verilen mücadelede gurur duyarak mücadelemize devam ediyoruz. Kadın rengiyle, kadın savaşamaz anlayışını yerle bir etti. Evet kadın şiddetten uzaktır, fakat kendini örgütleyip, özsavunma göstermesi de olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır’ dedi.

Rojava anayasasının toplumsal bir sözleşmeyle ilan edildiğini vurgulayan Serhed, temel özünün kadın özgürlüğü ve insan hakları olduğunu belirtti. ‘Dünyanın hiçbir yerinde Rojava’dakine benzer bir anayasa yoktur. Aile içi şiddet, zorla evlilik vb gibi olgular kadınarın özgürleşmesi ve özsavunma sistemlerini geliştirmiş olmalarından dolayı en alt düzeye çekilmiştir. Kadınlar bugün Rojava’da yaşamın her alanına öncülük ediyorlar’ diyen Serhed, ‘Ortadoğu’daki barbarlığa karşı alternatif yaşamı örgütlemek amacıyla kadınlar devrimin öncülüğünü göğüslüyor, tüm kadınlar olarak özgürlüğün tadına vardık, bu uğurda mücadelemiz devam edecek’ diyerek sözlerini noktaladı.

Panelde son konuşmayı ise Sosyalist Kadınlar Birliği temsilcisi Ayşe Yumli Yeter yaptı. Yeter konuşmasına Ivana Hoffmann, Kevim Jochim, Aziz Güleri ve devrim şehitlerini anarak başladı. ‘Bugün dünyanın gözü önünde bir devrim gerçekleşiyor ve yaşamak için gidip görmek gerekiyor’ diyen Yeter, sözlerine şöyle devam etti:

‘Ortadoğu kaynayan bir kazan. Rojava’daki kadın devrimi Ortadoğu’da varolan toplumsal gericiliğe bir darbedir. Kadınlar bugün Rojava devrimiyle görünür olmuştur. Dini gericiliğin, en gerici geleneklerin kadını sarıp sarmaladığı bir alanda, tamda bu gericiliği ortadan kaldırmaya dönük bir hamledir Rojava kadın devrimi.’

Arap diyarında halk ayaklanmalarının 2011 yıllında gündeme geldiğini belirten Yeter, kadınların en ön saflarda savaştığının altını çizdi. Kadınların tarihte birçok alanda devrimlerde önemli rolleri olsa da, bir kadın devrimi gerçeğinin bugün Rojava’da görüldüğünü belirten Yeter, kadının köleleştirilmesi ve yine bu kölelikten kurtuluşu, özgürleşmesinin de yine Ortadoğu’da hayat bulduğunu vurguladı.

‘2012′de Ortadoğu’da dengeleri değiştiren gelişmeler oldu’ diyen Yeter, Rojava’nın önemli bir yerde durduğunu belirtti.  Devrimi örgütleyecek bir partinin kadın eksenli duruşunun önemli bir nokta olduğunun altını çizen Yeter, ‘Eğer erkek egemenliğine karşı mücadeleyi, mücadelenin temel noktalarından biri haline getiremezseniz gerçek bir devrimden sözedemezsininz. Kadın özerk örgütlenmesini gerçekleştirmeden, güçlü ve kalıcı zaferler elde edemezsiniz’ dedi.

21. Yüzyılda Rojava’daki kadın devrimi önemli bir örnektir diyen Yeter, Ortadoğu’da devrimin olanaklarının geliştiği, karşı devrimin de onu bastırmak için örgütlendiğini belirtti. ‘Rojava devriminin başarılarının elde edilmesinde Enternasyonal Tugaylar’ın, Ivana Hoffmann gibi MLKP’li savaşçıların belli roller oynadığını biliyoruz’ diyen Yeter, ‘kadınlar bugün yaşamın her alanında kendisini örgütleyerek Rojava’da ilerliyor. Kurulan bütün kurumlar, örgütler tesadüften kurullan yapılar değil. Her biri kadın özgürleşmesini ve yaşamın merkezine yürüyüşlerini sağlayan araçlar haline gelmişlerdir’ diyerek sözlerine devam etti.

Taksim direnişi, KKÖ’nün kuruluşunun önemi üzerinde duran Yeter, sözlerini şu cümlelerle noktaladı:  ‘Avrupa’dan kadınlar cephesinde enternasyonal mücadelenin geliştirilmesi ihtiyacı var. Avrupa kadın hareketinin tarihsel mücadeleleri dünyanın birçok yerindeki kadınlara örnek oluyor. Fakat bugün kadınların hakları Avrupa’da tırpanlanıyor. İşte burada Rojava örneği, Rojava ekseninde örülecek enternasyonal mücadele önemlidir, İspanya iç savaşına katılan tugayların arasında önemli sayıda kadın savaşçılar vardı, bu geleneğimize sahip çıkarak, Rojavadaki kadın devrimini savunmak ve ilerletmek önemli.’

Panel Ivana Hoffmann’ın yaşamı ve mücadelesini anlatan sinevizyonun ardından son buldu.

Müzik dinletileri, tiyatro, değişik konuların ele alınacağı seminerlerle bugün devam edecek olan festival, yarın saat 11’de Meiderich Strasse’de başlayacak ve  Ivana Hoffmann’ın mezarında noktalanacak yürüyüşle son bulacak.

Ivana Hoffmann Festivali Coşku İle Devam Ediyor

7 Mart 2015 tarihinde Rojava’da barbar DAİŞ çetelerine karşı savaşırken ölümsüzleşen MLKP savaşçısı Ivana Hoffmann, yetişip büyüdüğü, politik mücadele ile tanıştığı Duisburg kentinde 25 – 27 Eylül günlerinde dostları ve yoldaşları tarafından bir festival ile anıldı. İlk gün panelle başlayan festivale, Suruç’ta katliama maruz kalan SGDF temsilcisi, Sosyalist Kadınlar Birliği(SKB) ve Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) temsilcisi katıldı. Panelde Hoffmann’ın annesi ve Kevin Jochim’in annesinede çiçekler verildi.

Festivalin ikinci günü kültürel etkinliklerle devam etti. Çeşitli müzik gruplarından, tiyatro gruplarına kadar geniş bir yelpazede gerçekleşen ikinci gün, akşam geç saatlere kadar sürdü. Yemek standlarından, bilgilendirme standlarına kadar oluşturulan alanda, Ivana Hoffmann’ın pankartları festival alanına asıldı. Yerel halkında geniş ilgi gösterdiği festivala, Duisburg dışından da katılım sağlandı. Gençlik kitlelerinin coşkusu festivale ayrı bir renk kattı.

Enternasyonal şehitlere enternasyonal müzik programı 

Sabahın erken saatlerinde başlayan festival alanında Alman Hiphop gruplarından Türkiyeli ve Kürdistanlı gruplara kadar enternasyonal müzik dinletisi sunuldu. Derbst One, Sanatçı Anıl, Gehörwäsche, Grup La Liberta, ESC the System, Rojavalı Grup Koma Şehit Welat ve Hakan Vreskala sahnede yerini aldı. Tiyatro Chaplin’in sergilediği tiyatro gösteriminde Suphi Nejat Ağırnaslı, Arin Mirkan ve Ivana Hoffmann’ın mücadelesinin kesitleri canlandırıldığı. Festivale katılan çocuklar için kurulan çocuk çadırı büyük ilgi gördü.

Ivana Hoffmann sergisine büyük ilgi

Festival alanın karşısında bulunan Duisburg Kürt Toplum Merkezinde açılan Ivana Hoffmann sergisi büyük ilgi buldu. Festivali katılan birçok kişi, Ivana’nın el yazıları, çocukluk fotoğrafları, elbiseleri, siyasi çalışmada kullandığı eşyaları ve son tuttuğu ajandayı büyük bir ilgiyle karşıladı. Güçlü bir kişilik olan Ivana’nın yaşamından kesitler gören birçok kişi duygulu anlar yaşadı, etkilendi.

Festivalde dayanışma, mücadele ve ısrar mesajı

Saygı duruşundan sonra ilk konuşmayı yapan SGDF temsilcisi Ozan Özgeler, Ivana Hoffman şahsında yapılan bu etkinliğin Rojava’da, Suruç‘ta ve Kobane’de tüm ölümsüzleşenlerin mücadelesini anlattığını belirterek konuşmasını başladı. Özgeler, Rojava’da başlayan, Suruç’da devam eden ve giderek büyüyen enternasyonal ruhun SGDF için bir anlam taşıdığını ifade etti. AKP işbirliğiyle Rojava’da saldıran DAİŞ çetelerinin Suruç’ta da SGDF’yi hedef alması bu dinamik güçlere karşı fiziki ve imha saldırısı olduğunu biliyoruz. Onlar da bilsin ki: Biz kazanacağız! Hakları için mücadele eden bir halkı hiçbir güç yenemez! Kürt halkı bunu geçmişte gösterdi, günümüzde de gösteriyor! Gelecekte de gösterecektir!

Festivalde Aveg-Kon ve ATİF temsilcileri HDP adına bir konuşma yaptılar.  Young Struggle, SKB, ADHG, YDG, MLPD birer konuşma yaptı. Alman Kommunistischer Aufbau örgütünün mesajı okundu. Festival esnasında çeşitli konularda paneller düzenlendi. “Kadın devrimi ve öz savunma” konusunu SKB sundu. “Almanya’dan Rojava’ya pratik destek konusunu Stuttgart’tan Lilo Herrmann  Kültür merkezi sundu. “Suruç katliamını” tema alan konuyu SGDF temsilcisi sundu. “Göçmenlerin kriminalize edilmesine ve ATİK’e yönelik saldırıları ele alan konuyu ATİK sundu. “Rojava devriminin Almanya için önemini” ele alan paneli Alman Kommunistischer Aufbau grubu sundu.

Kevin Jochim’in annesi: Onları unutmamalıyız!

Ivana Hoffmann festivaline katılan Kevin Jochim’in annesi Mauriwe Kozluk büyük bir heyecanla geldiği bu buluşmada bu kadar sıcak karşılanmasından mutlu olduğunu söyledi. Ivana’nın annesiyle tanışmanın kendisine çok şey verdiğini belirten anne, ortak sorunlar yaşadığımız için çok şey paylaştık dedi. Festivalde “büyük bir bağ, mutluluk ve beraberlik duygusu gelişti.” dedi. Kevin’in cenazesinde tanıştığı Ivana Hoffmann dostlarının Ivana ve Kevin şahsında Rojava şehlerini anmalarının önemli olduğunu belirtti. “Eğer oğlumun ve Ivana’nın yarattığı değerler bu şekilde anılmasaydı kendimde bir eksiklik hissederdim” dedi. Anne, “Onları unutmamalıyız, onları anmak çok önemlidir” vurgusunu yaptı.

Ivana Hoffmann’ın annesi: Onun değerlerine sahiplenilmesi beni mutlu etti

Festival çalışmasında aktif yer alan Ivana’nın annesi Michaela Hoffmann de söyleşi yapıldı. Ivana’nın annesi şöyle konuştu: Duisburg dışında birçok yerde insanların Ivana’yı tanıması ve Festivale akın etmesi kendisini mutlu ettiğini belirtti. Ivana’nın annesi, ilk sefer yapılan festivalin gelecek yıllarda daha da gelişerek büyüceğinden bahsetti. Ivana’nın arkadaşları, yoldaşları ve onun değerlerini sahiplenenlerinin böylesi bir girişme bulunmasından mutlu olduğunu söyledi. Ivana’nın annesi: “Eğer Ivana yaşasaydı oda bizim onun için yaptığımızı başka bir yoldaşı için yapardı” dedi.  Ivana’nın değerlerine sahiplenen gençlerin Ivana’nın da sevdiği Futbol sporuyla bütünleştirerek festivale sportif faaliyetlerini eklenebileceğini temenni etti.

Fesitval Ivana yürüyüşüyle taçlandırıldı

Ivana’nın siyasi yaşamına başlayan Duisburg Meiderich’te başlayan yürüyüş Ivana’ın mezarı başında son buldu. Yürüyüşe katılan yüzlerce genç, Ivana’nın bıraktığı bayrağı devraldı. Yürüyüş öncesinde yapılan miting saygı duruşuyla başladı. Yürüyüş boyunca kitle Rojava devrimi şahsında enternasyonal sloganlar attılar, bildiriler dağıttılar. Yürüyüşe MLKP, SKB, YDG, ATİK, AGİF, Aveg-Kon, Lilo Herrmann merkezi ve Kürt özgürlük mücadelesinin değişik pankartları ve bayrakları taşındı. Konuşmalar esnasında Ivana’nın dostlarının örgütlediği bu festivalin süreklileşeceği belirtildi.