Kadınlar SKB kampında buluştu

Kadınlar SKB kampında buluştu

SKB’nin Paris’te düzenlediği kampta kadınlar bir araya geldi. Kampta dünya kadın hareketleri ve mücadelesi, kadın grev ve isyan deneyimlerini konuşuldu. SKB’nin örgütlenme sorunları ve yerelleşme perspektifleri ele alındı.

14 Nisan 2019 – Sosyalist Kadınlar Birliği’nin (SKB) Fransa’nın başkenti Paris’te 12-14 Nisan’da düzenlediği kampta kadınlar biraraya geldi. Kampta kadınlar çeşitli tartışmalar yürüttü, kültürel etkinlikler yaptı. Kamp süresince dünya kadın hareketleri, kadın grevi ve isyanları, SKB örgütlenme sorunları, yerelleşme ve ev içi emeğin ücretlendirilmesi konuları konuşuldu.

Saygı duruşu ile başlayan kamp, açılış konuşmasıyla devam etti. Konuşmada tecride karşı başlatılan süresiz açlık grevlerinde yer alan Leyla Güven başta olmak üzere tüm direnişçiler selamlandı. Paris ACTIT derneğinde süresiz açlık grevinde bulunan Özkan Özdemir’in direnişi selamlanarak eylemlere katılım çağrısı yapıldı.

Kampın ilk gününde enternasyonal kadın hareketinin tarihsel süreci aktarılarak 21. yüzyıl kadın isyanlarına damgasını vuran 8 Mart Kadın Grevi deneyimleri aktarıldı.

Fransa’da bu yıl 8 Mart Kadın Grevine ‘Eşit işe eşit ücret’ talebi damga vurduğu belirtilen konuşmada, “Eurostat verilerine göre Fransa’da kadın işçiler, erkek işçilerden ortalama yüzde 15,1 daha az ücret alıyor. Bu verilerle birlikte kadınlar, yıllık 253 iş gününün 38,2’sinde ücretsiz çalıştırılmış oluyor. Fransa’daki kadınlar bu eylem için 24 Ekim’de İzlanda’da yapılan grevden ‘cüret bulduklarını’ ilan ettiler” diye kaydedildi.

Konuşmanın devamında “Bu eylemlerde ve örgütlenmelerdeki en dikkat çekici olgu, çoğunda şiddete karşı mücadelenin çalışma yaşamının güvencesizleştirilmesi, ağırlaşan yaşam koşulları ve ücret eşitsizliğine karşı mücadeleyle birleştirilmesi, aynı zamanda homofobi, transfobi ve ırkçı göç politikasının reddedilmesi, ırkçılığa, emperyalizme, heteroseksizme ve neoliberalizme karşı çıkan bir söylemle hareket etmeleriydi” denildi.

Konuşmada ayrıca, 21. yüzyıla damgasını vuran geçmişten günümüze özgürlük, eşitlik ve adaleti savunarak yola çıkan tüm devrim deneyimlerinin mirasını devralmış, bunu kadın kurtuluş ideolojisi perspektifi ile bütünleştirmiş bir devrim modeli olan Rojava kadın devrimi üzerinde duruldu.

Örgütlenme sorunlarının tartışıldığı ikinci gündemde işçi kadınların örgütlenmesi ve grevleri tartışıldı. “Patronlar, emperyalist tekeller, NATO, devletler ezilen tüm kesimlere, kadınlar, işçilere karşı örgütleniyor. Kendi Örgütlenmeleri meşru gören burjuvazi işçi ve emekçilerin örgütlerini halklara terörist örgütler olarak gösteriyor ve iktidarlarını sonuna kadar sürdürmek istiyor. Halkların örgütlenmesini istemiyor” denilen tartışmada, işçi sınıfı ve ezilenlerin kendi örgütlenmelerini yaratma ve sahiplenmenin önemine vurgu yapıldı.

2015’te SKB’nin bağımsız bir kadın örgütü olarak kendisini ilan ettiğini, tüzüğü ve programı olduğuna değinilen konuşmada “Dönem sözcümüz var ve 6 ayda bir değişiyor. Avrupa koordinasyonumuz var. Kolektif ve zincirleme tarzında bir çalışma ile ilerliyoruz. Semt ve bölge çalışmalarımız var. Aylık düzenli toplantılar yapıyoruz. Bu kampı da bu çalışmalar üzerinde örgütledik” ifadeleri kullanıldı.

Kadın özgürlük mücadelesinin öznesi olarak konumlanmanın önemine vurgu yapılan konuşmada, örgütlenme ve mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı.