Köln’de 31.Hafta eylemi: Adil Demirci davası siyasidir

Köln’de 31.Hafta eylemi: Adil Demirci davası siyasidir

ETHA muhabiri Adil Demirci için dün yapılan etkinlikte yapılan konuşmalarda, Türkiye hukuk sistemine dönük sert eleştiriler yapıldı.

22 Kasım 2018 – ETHA muhabiri Adil Demirci’nin Salı günü görülen ilk duruşmasından sonra Köln Wallrafplatz’da dün akşam basın açıklaması yapıldı.

Eylemde, Adil ile Dayanışma Komitesi adına yapılan konuşmada “Adil Demirci’nin yaş gününü onunla birlikte burada kutlamak isterdik. Ancak Adil özgürlüğüne kavuşmadı. O yüzden onun yaş gününü burada Wallrafplatz’da kutlayacağız. Adil’e ve onun gibi tutsak düşen tüm özgür gazetecilere burada selamlarımızı ileteceğiz” denildi. Aşırı soğuğa rağmen her zamankinden çok daha kitlesel geçen eylemde Young Struggle adına Sarah, Adil için şiir okudu.

GÜNTHER WALLRAF: KÖLN BELEDİYESİ ADİL’İN ARKASINDA DURMALI

Adil’in mahkemesine katılan gazeteci ve yazar Günther Wallraf, Köln Belediye Başkanının Adil için her Çarşamba günü yapılan basın açıklamasının hiçbirine katılmamasını eleştirerek Meşale Tolu için Ulm Belediyesinin olumlu tavrını örnek verdi. Wallraf, “CDU’lu Ulm Belediye Başkanı, Meşale Tolu’nun arkasında durdu ve onun özgürlüğünü sağladı. Köln şehrinden ve belediyesinden aynı tavrın göstermesini diliyorum” dedi. Wallraf, “Adil ve Meşale aynı cenazelere katıldıkları için yargılanıyorlar, aynı haber ajansında çalıştılar, durumlarında fark yok, o yüzden Köln Belediyesi’nin Ulm gibi desteklememesi anlaşılır değil” diye kaydetti.

SOL PARTİ GRUP BAŞKANI JÖRG DETJEN: KARAR SİYASİDİR

Adil’in mahkeme delegasyonuna katılan Köln Belediye Meclisinde Sol Parti Grup Başkanı Jörg Detjen, “Adil’in özgürlüğüne kavuşmasını sağlayamadık. Çünkü Türkiye’de hukuk sistemi yok. 22 kişinin yargılandığı davada bazıları kendilerine yönelik iddianameye kavuşmadan yargılandılar, yargılananların bazıları serbest bırakılırken Adil gibi bazı kişilerin tutuklu kalmasının herhangi hukuksal mantığı yoktu. Yasal olan bir cenazeye katılan insanlara karşı keyfi bir şekilde dava açılıyor ve insanların keyfi şekilde özgürlüğü ellerinde alınıyor. Dava siyasidir. Verilen karar da siyasidir” diye belirtti. Detjen, “Güçlü bir delegasyon olarak gitmemizden hakim rahatsız oldu. Davanın içeriğinin tercüme edilmesinden ve bu kadar haksızlığa yurtdışından insanların tanık olmasından hakimin rahatsız olması bizim için başarıdır. 14 Şubat’ta görülecek ikinci duruşmaya daha güçlü delegasyonla gideceğiz. Başka resmi temsilcilerin ve kamuoyunda etki gücüne sahip kişilerin 14 Şubat mahkemesine katılmaya çağırıyorum” dedi.

ANKE BRUNN: ADİL DEMİRCİ’NİN ARKASINDAYIZ

Adil’in çalıştığı işyerinin Präsidium üyesi Anke Brunn, davanın iddianamesinin saçma bulduğunu ifade etti. DAİŞ çetelerine savaşan insanları için yapılan yasal cenazelerine katılan gazetecilerinin yargılanmasının hukuk dışı bulduğunu ifade etti. Anke Brunn, “Yönettiği işyerinin çalışanı olan Adil Demirci’nin arkasında duracağız ve davayı sonuna kadar takip edeceğiz. Adil’i yalnız bırakmayacağız” diye konuştu.

Sosyal paylaşımlarından dolayı 6 yıl 3 ay hapis cezası alan Ozan Cane’nın kızı yaptığı konuşmasında annesinin yaşadığı haksızlığı anlattı. “Ezilen bir halkın dilinde müzik yapan bir kadın sosyal medyada düşüncelerini paylaştığı için 6 yıl 3 ay hapis cezası alıyorsa, bu ülkede adaletin olmadığını anlamamız gerekiyor” diyen Dilan, “Alman resmi daireleri ve kamuoyunu annemin davasını takip etmesine çağırıyorum. Burada yapılan eylemlerle bu durumu teşhir etmemiz lazım. Artık ben de buradan ayrılmayacağım! Annemin yaşadığı haksızlığı her yerde duyuracağım ve karşıt kamuoyu oluşturacağım” diye belirtti.

DUMAN: SALDIRIYI GERİ PÜSKÜRTMENİN YOLU HAKSIZLIĞA UĞRAYANIN YANINDA OLMAKTAN GEÇİYOR

Son olarak söz alan AGİF Eşbaşkanı Mesut Duman, “O kadar haksızlığın yaşandığı bir ülkede özgür gazeteci olarak çalışmak bir onurdur. Adil gibi bu onurlu işi yapan özgür basın emekçilerinin arkasında durmak da bizim görevimizdir” dedi. Duman konuşmasını şöyle sürdürdü:
“600 işçi 3. havaalanı yapımında ölüyor ve özgür basın çalışanların yaşanan haksızlığı ve katliamı haber yapmasından rahatsız olanlar, Soma’da işçi katliamının haberlerinin yapılmasından rahatsız olanlar eğer kendi yarattığı haksızlıkları dile getirmesine saldırıyorsa, bizde haksızlığa uğrayandan taraf olacağız, haksızlığı kamuoyuna yansıtandan taraf olacağız, saldırıya uğrayan özgür basını sahip çıkacağız. Rejim, Adil gibi gazetecileri ve basıncıları tutuklayarak sessiz ve itaatkar bir toplum yaratmak istiyor. Bu saldırıyı geri püskürtmenin yolu, haksızlığa uğrayanın yanında olmaktan geçiyor.”

Duman, “14 Şubat’a kadar etkinliklerimizi yoğunlaştıracağız! Yaratılan duyarlılığı arttıracağız. Adil’in yanında olacağız” dedi.