Marksist Teori 35. sayısı çıktı

Marksist Teori 35. sayısı çıktı

İki aylık Marksist Teori dergisinin Ocak-Şubat sayısı çıktı. “Yeni Faşizm” konusu dosya olarak işlenmiş.

14 Şubat 2019 – İki aylık teorik politik dergi Marksist Teori’nin 35. sayısı çıktı. Derginin bu sayısında “Yeni Faşizm” dosya konusu olarak ele alınıyor.

Dergide, “Faşist şeflik rejimini temellerine kadar sarsmak için fırsat ve olanaklar” başlıklı Sinan Boran imzalı yazıda; Rojava ve Suriye’de tehlike ve olanaklara dikkat çekilerek, Özel Güvenlik Bölgesi tartışmalarına ve Erdoğan’ın sömürgeci plan ve hedefleri ele alınıyor. Türk burjuva ordusunun Rojava devrimine saldırısının bölge devrimine saldırı anlamına geldiği vurgulanıyor. Mali ve ekonomik krizin toplumsal sonuçlarına karşı mücadele, açlık grevlerinin tecridi kırma koşullarını olgunlaştırma Mart- Mayıs sürecinin takvimsel mücadele günlerinin devrimci görevlerini, dönemin görevleriyle içeriklendirerek yerine getirmeye dikkat çekilen yazıda, yerel seçimlerde emekçi sol güçlerin tutumu tartışma konusu yapılıyor. Ayrıca, HDP’nin “alt ittifak taktiği” eleştirilerek komünistlerin tutumunu ele alınıyor. HDP’nin “alt ittifak” politikasına katılmamanın “Birleşik cephe hukuku” bakımından nasıl ele alınması gerektiği tartışılıyor.

“Yeni faşizm” başlıklı yazısında İnan Özgür, neofaşizmin gelişiminin güncel örneklerini ve faşizmin tarihsel gelişimini anlatıyor. 2. Dünya Savaşı’nda faşist blokun yenilgiye uğraması ve sosyalist kampın ortaya çıkmasından sonra ABD emperyalizminin başını çektiği emperyalist kampın sosyalizme karşı faşist kontrgerilla örgütlenmelerine gitmesi, askeri faşist darbeler dönemini ele alıyor. Bugünkü faşizmin kapitalizmin varoluşsal krizinin eseri olduğunu vurgulayan yazar, yeni faşizmin genel çizgilerini ele alyor. Mali ekonomik tekellerin toplumsal ayağa kalkışları ve halk isyanlarını iç savaşlarla bastırmayı hedeflediğini belirtiyor.

Ziya Ulusoy, “Sağ popülizm: Faşizmi Ilımlı Gösteren Teori” başlıklı yazısında, faşist diktatörlükleri popilizm teorisi ile ılımlı gösteren görüşleri ele alıyor. Faşizm yerine “sağ popilizm gibi kavramlar yerleştirildiğini belirterek konuyla ilgili yanlış yaklaşımları eleştiriyor, “Popilizm/halkçılık, “Halk yanlısı” faşist demogojiye indirgenemeyeceğini vurguluyor. Küçük burjuva liberal demokratları sağ popilizm teorisine vardıran şeyin faşist partilerin kitleselleşmesi ve hızla yeniden yükselişe geçmesi olduğu belirtilerek, faşizmin statik kavranmasının, Alman ve İtalyan faşizminin özellikleriyle kıyaslayarak bunlardan birinin eksik olmasından hareketle faşizmi sağ popilizm kavramıyla nitelenmesi eleştiriliyor.

Hatice Duman, “Faşizmin Cinsel Politikası”nı inceleme konusu yapmış. Yazar, faşizmin cinsiyetinin erkek olduğunu belirterek, ırkçılık ve cinsiyetçilikle faşizm arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor. Faşizmin “ele geçirme”, “fethetme” teması ile erkekliği yüceltmesi ve kadın düşmanlığını örgütlemesi tartışılıyor.

Ivana Benario, Henry A.Giroux’un “Trump, Kavanaugh Ve Neoliberal Faşizme Giden yol” başlıklı yazısını çevirmiş.

“Sarı yelekliler: Ezilenlerin Patlayan Öfkesi, Ezenlerin Çaresizliği” başlıklı yazısında Arif Çelebi, Sarı yelekliler ayaklanması ile kapitalizmin varoluşsal krizi arasındaki bağı ele alarak, Macron’un çaresiz kaldığını vurguluyor. Ayaklanmalar sürecinin giderek iç savaşlara yol açmasının kaçınılmazlığına değinen yazar, ayaklanmanın halkın kendi kendini yönetme arayışını yansıttığını belirtiyor. Hareketin ortaya çıkardığı olanaklar ve yeni mücadele araç ve biçimleri ortaya çıkardığına dikkat çekiyor.

Dergide ayrıca, Dilek Tataş’ın “Geçmişin Aynasından Molla Hareketimi Anlamak” başlıklı yazısı ile ” ‘Devrimin Silahlı Bekçileri’ Halkın Fedaileri” başlıklı Zeynep Yeter’in inceleme yazıları yer alıyor.