Nepal’de “Dünya Kadınları En Yüksek Dağlara Tırmanıyor”

Nepal’de “Dünya Kadınları En Yüksek Dağlara Tırmanıyor”

Nepal’de “Dünya Kadınları En Yüksek Dağlara Tırmanıyor”

2.Dünya Kadın Konferansı Devam Ediyor

Nepal’in başkenti Katmandu’da 13 Mart’ta ‘’ Dünya Kadınları yüksek dağlara tırmanıyor’’ şiarı ile başlayan 2’nci Dünya Kadın Konferansı, Genel Kurul toplantısıyla devam ediyor 16 Mart Halepçe, Beyazıt, diğer katliamlarda yaşamını yitiren ve katledilenler için saygı duruşunda bulunuldu. Genel Kurul toplantısında kıta raporları sunuldu Delegeler görüşlerini aktarmaya devam ediyor.

Nepal’de 13 Mart günü başlayan 18 Mart’ta sonlandırılacak olan 2.DKK, delegelerin yaptığı sunum ve tartışmalarla devam diyor. 38 ülkeden 77 delegenin katılımı ile gerçekleştirilen konferansı 48 ulus temsil ediyor. Afrika’dan 12, Asya’dan 8,Ortadoğudan 4, Latin Amerika’dan 2 Avrupa’dan 12 ve Türkiye’den 5 delegenin katılığı konferansta 5-16 Mart tarihleri arası 10 atölye çalışması gerçekleştirildi.

Dünya kadınlarının sorunları, örgütlenme düzeyi, mücadeleleri ve önümüzdeki süreçte açığı çıkması gereken perspektifin tartışıldığı 2’inci Dünya Kadın Konferansı’nın Genel Kurul toplantısının açılış konuşması milletvekili, Asya koordinatörü ve aynı zamanda Nepal Birleşik Kadın Örgütü Üyesi Durga Pradel tarafından yapıldı

Temel gündemimiz adalet ve özgürlük 

Pradel açılış konuşmasında “Bugün ve yarın dünya kadınları olarak mücadelemizi, sorunlarımızı ve perspektiflerimizi tartışacağız. Bu konferans yerel ve yerli kadın örgütlerinin konferansıdır. En çok onların sesi olmalıyız. Onların hakları ve özgürlüğü için mücadeleyi yükseltmeliyiz. Temel gündemimiz kadınlar için adalet ve özgürlük olacak. Nepal’de kadınlar uzun bir mücadele tarihçesine sahip. Birçok hak kazandık. Ama haklarımızın uygulanması için de mücadele etmeliyiz. Bu konferansın sloganı, “kadınlar dünyanın en yüksek dağlarına tırmanıyor.” Bu sloganın yaşam sallaşması için dünya kadınları Uluslararası dayanışmayı yükseltmeli. Umarım bu konferans, bu hedefe büyük ve anlamlı bir katkı sunar’’ dedi.

Konferans organizasyon komitesi adına Nepal temsilcisi Shela Hamal yaptığı konuşmasında Dünya kadınlarını burada görmekten mutluluk ve gurur duyduklarını söyledi ve Nepalli kadınların durumunu aktardı.

Kadının çifte sömürüsü kapitalist sistemin temelidir

Avrupa Kıta raporu, kıta koordinatörü Halinka Augustin tarafından sunuldu. Kadınların çifte sömürüsünün hala kapitalist düzenin temelini oluşturduğunu, kadınların dünyanın dört bir yanında aynı sistem tarafından sömürüldüğünü ifade etti. Avrupa’daki güncel ve siyasal gelişmeler hakkında bilgi verdi. Yaşanan kapitalist ekonomik krizin kadın ve gençler üzerindeki yıkımına değindi.

Enternasyonal bir hareket gelişiyor

Augustin, mülteci akını ile birlikte ağırlıkta genç ve kadınlardan oluşan yeni bir enternasyonalist hareketin oluştuğunu belirti. AB ülkelerin mülteci politikasını aktarırken ‘’ Avrupa bir yandan hoş geldin imajını yayarken diğer taraftan sınırları kapatıp mülteci karşıtı yasalar çıkartıyor, mülteciler üzerinde Türkiye ile yaptığı anlaşmalarla Türkiye’deki katliamları ve insan hak ihlallerini onaylıyor’’ dedi.

Kürt halkının direnişini ve Rojava devrimi selamlandı

AKP hükümetinin faşist ve antidemokratik saldırılarını kınadı ve Kürt halkının direnişini ve Rojavalı kadınları alkışlar eşliğinde selamladı.

Burjuva feminizminin kriz yaşadığını da söyleyen Halinka Augustin, kadın hareketinin kitlesel karakterini yitirdiğini ve mücadeleci genç bir kadın hareketinin yeniden inşa edilmesi gerektiğini kaydetti.

Kadınlar direnişin öznesidir

Ardından Ortadoğu Koordinasyonu adına rapor sunan Kürt Kadın Dış ilişkiler Merkezi sorumlusu Meral Çiçek, Halepçe katliamında yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başladı.

Çiçek, Ortadoğu’da 3′üncü dünya savaşının yaşandığına dikkat çekerek, kadınlar öncülüğünde çözüm projesi olarak Demokratik Ortadoğu Konfederasyonu’nun geliştirilmeye çalışıldığını kaydetti. Kürdistan’ın dört parçası, Türkiye, Irak, Suriye, İran, Lübnan ve Filistin adına rapor veren Çiçek, Türk devletinin Kürdistan’da geliştirdiği insanlık ve savaş suçları, kadın ve çocuk kırımına dikkat çekti. Kadınların yoğun saldırılar ile karşı karşıya olduğunu, ancak büyük bir direnişin de özneleri olduğunu belirten Meral Çiçek, özellikle Rojava kadın devrimine vurgu yaptı. Kadın gerillaların DAİŞ’e karşı direnişlerinin Irak’ın tümünde yoğun etki yarattığını ifade eden Çiçek, çok sayıda kadının öz savunma eğitimi talebinde bulunduğunu kaydetti.

Emperyalist işgal ve savaşlar kadının yaşamını tahribata uğratıyor

Afrika kıtası sunumunu yapan temsilci, Afrika’da emperyalist işgal ve sömürünü en ağır biçimde devam ettiğini ve bununla birlikte var olan savaşların kadınların yaşamında büyük tahribat yaratığını belirti. Yoksulluğun, işsizliğin artığı, alkol ve madde bağımlılığının geliştiği söyledi. Bedenini satmak zorunda bırakılan Afrikalı kadınlarda cinsel yolla bulaşan hastalıklarda artış olduğu ve sosyal hizmetlerin çok az olması nedeniyle bulaşıcı hastalıklardan dolayı ölümlerin çok olduğunu ve sağlık hizmetlerin yetersiz olduğunu vurguladı.

Kadınlar ayağa kalkın ve örgütlenin

Ağır sanayinin bulunduğu Afrika’da çalışma ve yaşam koşullarının güçlüklerini aktaran temsilci Afrikalı kadınlara seslenerek’ ’bulunduğunuz her ülkede ayağa kalkın, örgütlenin ve mücadele edin’’  dedi.

Sömürü ve işgaller ilk kadınları vuruyor

Asya temsilcisi yaptığı sunumda dünyanın en büyük kıtasında yaşıyoruz dedi. Doğal kaynakları çok zengin olması nedeniyle Asya ülkelerinin emperyalist ülkeler ve büyük tekeller tarafından işgal edilip sömürüldüğünü belirti.

Temsilci Kadınların nüfusun yarısını oluşturduğunu ve an çok ezilen kesimi teşkil etiğini söylerken, dini baskısı, eşitsizlik, önyargı, devlet, eş baba baskısının güncelliğini koruduğuna vurgu yaptı.

Topraksızlaştırma, Asya’da çiftçilerin haklarının ihlal edilmesi, neoliberal politikaların yaratığı yıkım ve bunlara karşı yapılan mücadelelerin kadınlar cephesindeki örneklerini aktaran temsilci, toprakların büyük tekeller tarafından işgal edilmesi ve yaratılan doğa tahribatı nedeni ile 20 bin yerli insan ve aileleri yerlerinde olduğunu belirtirken, Bangladeş’te hektar koruma çabaları devam etiğini söyledi.

Kadın işçiler, çeteler ve polise karşı mücadele ediyor

Temsilci’ ’tarımsal bir ülke olmasına rağmen çiftçiler kendi ürettikleri ürünlerini satın alamaz duruma geldi. Fiyatlar artı ve kontrol edilemez hale geldi. Tarım ithalatı denetlenmez düzeyde. Kadın çay işçileri polise ve kiralanmış çetelere karşı mücadele etiler ve güzel başarılar elde ettiler. Çünkü iyi organize olmuşlardı’’ dedi.

Asya kıtasında kadına yönelik taciz ve tecavüzü aktarırken, Filipin ve Bangladeş’te yaşan güncel durumdan örnekler verdi.’’ Filipinlerin % 60 kadın cinsel taciz ve tecavüze uğruyor. Birçok cinsel ve ekonomik saldırılardan dolayı kadınlar ailelerine geri dönmek zorunda kalıyor’ ’diye aktardı.

Taciz, tecavüz nedeniyle kadınlar intihar ediyor

Hindistan’da bu durum çarpıcı bir şekilde yaşandığına dikkat çeken konuşmacı,’’ kadınlar arasında intihar oranı artı. Şirketler maaş ödemiyor ve hükümet bu yasa dışı olan durum karşısında hiçbir şey yapmadı. Şiddet çok aşırı ve bölgenin her alanında artıyor. Her 16 dk. bir, bir kadın şiddet yâda tecavüze uğruyor. Fakat toplumsal yargılardan dolayı kadınlar sesiz kalıyor. Kadına yönelik yapılan taciz, tecavüz ve şiddet olaylarını büyük bir oranını üniformalı erkekler yapıyor. Sadece 2015 Ocak Aralık arası 846 tecavüze uğradı. % 53’ü 6 yaşın altındaydı. Toplu yapılan tecavüzlerden 60 kadın yaşamını yitirdi’’ dedi.

Tecavüz suç ama tecavüzcü özgür

Endonezya ve Filipinlerde son senelerde tecavüzün yasal suç kapsamına alındığını, ama bunun pratikte hayat bulmadığını aktardı.

Asya ülkelerinde yaşanan yoksulluk, işsizlik ve açlıkların IMF programlarının hükümetler tarafından hayata geçirilmesi sonucu olduğunu belirten temsilci, ‘’Asya kıtası, Emperyalist işgal, talanların ve gerici savaşların yaşandığı bir kıta. Savaşlar kadınlar için en büyük tehlike’’ diyerek kadınların mücadelesinin devam ettiğini söyleyen temsilci ‘’konferansta yeni bir dayanışma ağı örüyoruz ve umutlarımızı büyütüyoruz’’ diyerek konuşmasını tamamladı.

Çelebi, Kadınlar kendi devrimlerini tarihe yazıyor

Konferansta Söz alan SKM temsilcisi Fadime Çelebi, SKM olarak dünya kadınlarını selamladı ve SKM’yi ve mücadelesini tanıttı.

Çelebi; ’kadınlar dün sınıfsal ve ulusal mücadelenin birer parçaları hep oldular ama bugün kadınlar teorik, politik ve örgütsel olarak, mücadeleleri, direnişleri ve devrimde önder eşmeleriyle kendi tarihlerini yazıyor. Kadınlar tarihsel, toplumsal mücadelelerin ana bileşenleri oldu. Ama günümüzde artık erkeklerin kalemi dili ve özgün araçları ile değil kendi kimlikleri, iradesi ve cins bilici ile dünya devrimler sayfasına yeni sayfalar ekliyorlar ’dedi.

Türkiye’de kadına yönelik ayrımcılık, şiddet, baskı, cins katliamlarının yeni baskıcı AKP hükümeti ile daha da artığına vurgu yapan Çelebi;’ Devrimci kadınların bedenleri sokaklarda çıplak sergileniyor. Komünist kadınlar katledilirken vajinalarına kurşun yağdırılıyor. Fakat devletin vahşi şiddetine karşı kadın örgütleri aktif olarak mücadele ediyor, yeni yöntemler geliştiriyor, sokakları terk etmiyor. Kadınlar olarak öz savunmayı başlattık. Şiarımız şiddetin olduğu yerde saldırı bir haktır oldu.

21-yy tüm dünyada gösterdi ki günümüz kadın devrimleri ve kadın isyanlarının daha da gelişecek ve büyüyecektir’ diyerek, Uluslara arsı güçlü birleşik bir kadın hareketi yaratmak için konferansı sosyalist kadınlar adına tekrar selamladı.

Acıların dili ortaktır, direnişi de ortaklaştıralım

Konferansa katılan Suruç Aileleri insiyatifi temsilcisi Hacer Elçin konferansa söz alarak, Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan katliamlar ve sonrası kadınların-annelerin mücadelesi ve politik arenada aktifleşmeleri üzerine konuştu.

Elçin:’’ ülkede birçok katliama tanıklık ettim. Katliamlar sonrası annelerin acı ve isyanı iç içe yaşadıklarını gördüm. Bir yandan kaybedilen sevdiklerinin kapanmayacak boşluğu, diğer yandan katillerden hesap sorma isteği vardı. Yaşadığımız topraklarda aileler ilk acı ve yas günlerinin ardından bir araya gelirler. Hem acılarını paylaşırlar, hem de adalet mücadelesinde öfkelerini, güçlerini birleştirdiler,’’ dedi.

Elçin konuşmasının devamında,’’ bu mücadelelerini hem adalet, hem de sokak ayağını örerek ve bir fiil aktif mücadele vererek katılırıyorlar’ dedi.

Konferans dünya kadınlarına seslenen Elçin, kendisinin bu mücadeleye yılmadan sonuna kadar devam edeceğini vurgulayarak, enternasyonal dayanışma çağrısında bulundu ve ‘acıların dili ortaktır’’ dedi

Konferans delegelerin konuşmaları ile devam ediyor.