OYLAR KADIN ÖZGÜRLÜKÇÜ PARTİYE OYLAR HDP’YE!

OYLAR KADIN ÖZGÜRLÜKÇÜ PARTİYE OYLAR HDP’YE!

OYLAR KADIN ÖZGÜRLÜKÇÜ PARTİYE

OYLAR HDP’YE!

7 Haziran 2015 milletvekili seçimlerinde, Türkiye halklarının değişim isteği sandığa yansıdı. Faşist 12 Eylül rejiminin yüzde 10’luk barajı yerle bir oldu. HDP yüzde 13.1’lik oy oranıyla, 80 milletvekiliyle Meclis’e girdi. Erdoğan’ın ve AKP’nin 2023’e varan hayali, Başkanlık sistemi ezilen halkların iradesinin duvarına çarptı. Bu iradeye saygı göstermeyen Erdoğan ve AKP iktidarı yeni bir savaş konseptine girdi.

20 Temmuzda Suruç katliamı ile bu savaş konseptinin startı verildi. Suruç katliamının kanı kurumadan siyasi soykırım başladı. Binlerce gözaltı ve yüzlerce tutuklama; Demokratik Kitle Örgütleri ve ev baskınları; yargısız infazlar hızla uygulanmaya başladı. Basın- medya özgürlüğünün ihlali sosyal medya -ki kişisel hesaplara bile- müdahaleye kadar vardı.

Erdoğan, Saray darbesini alenen ilan etti! Bu 40 günlük savaş bilançosunda; Gerilla, asker, polis ve sivil insanlar olmak üzere, toplam 178 insan öldü. 15 ilde 130 bölge özel güvenlik bölgesi ilan edildi. Her gün çocuk ve sivillerin katledildiği Kürdistan’da, savaş tüm vahşetiyle devam ediyor. HDP binaları faşistlerce basılıp, yakılıyor.

Savaşlar en çok kadınları vuruyor ve kadın kimliğini hedef alıyor. DAİŞ zihniyetini taşıyan AKP iktidarının kolluk kuvvetleri gözaltında kadınlara cinsel işkence yapıyor. Çıplak arama işkencesi yeniden devreye konuldu. Cinsel işkencenin boyutu o kadar pervasızlaştı ki; Varto’da Gerilla Ekin Wan’ın (Kevser Eltürk) ölü bedeni çıplak şekilde sokağa atılarak teşhir edildi. Kadının dirisine tahammül edemeyen AKP, kadının ölüsüne de işkence yapıyor!

Saray darbesi ile uygulanan savaş konsepti en çok kadının cinsel kimliğini hedef alıyor. 13 yıllık AKP iktidarı kadın düşmanı politikalarıyla gündem oldu. Bu cinsiyetçi, erkek egemen anlayış, daha da pervasızlaşarak, vahşi ve barbar politikalarla kadın bedenine saldırıda sınır tanımıyor.

Başkan olamayan Erdoğan ve tek başına iktidar olamayan AKP, Anayasa’yı, hukuku hiçe sayarak, halkların değişim isteğine zulümle, savaşla karşılık vererek Türkiye’yi, 1 Kasım’da erken seçime götürüyor. Olağanüstü, savaş koşullarında gerçekleşecek bu seçim sürecinde biz kadınlar, bir kez daha barış, demokrasi ve özgürlükten yana olacağız.

Biz Avrupa topraklarına; açlık, yoksulluk, kimliksizleştirme, ötekileştirme, baskı ve şiddet, işkence ve örgütsüzleştirilme saldırıları nedeniyle sürülmüş, göçmen işçi, emekçi ve aydın kadınlar olarak, kadın kurumları ve örgütleri olarak seçim politikalarını izliyor ve yurtdışından sesimizi yükseltiyoruz. Yurtdışı oylarının belirleyiciliğini 7 Haziran 2015 seçimlerinde somut olarak gördük! Bir tek oy’un bile önemi açıktır!

Biz kadınlar; Türkiye’de ki Saray darbesine karşı halkların iradesi diyoruz! Ataerkil, gerici, şoven, faşist bir dikta yönetimi ve başkanlık sistemi istemiyoruz. AKP’nin savaş konseptinin son bulmasını ve barış politikasının hayata geçmesini istiyoruz.

Biz kadınlar; Kadın bedenine müdahale edilmesine, kadın yaşamına yönelik sayısız baskı ve kurallar dizisine, erkek egemen yasalara ve ahlak kaidelerine, kadına yönelik şiddetin yüzde 1400 oranında arttıran ve her gün beş kadının öldürülmesinin koşullarını yaratan bir sitem istemiyoruz.

Biz kadınlar; Cinsiyetçi, erkek egemen politikalarla yürütülen bir eğitim sistemi istemiyoruz!

Biz kadınlar; EŞİT, ÖZGÜR, ADİL ve ONURLU YENİ BİR YAŞAM İSTİYORUZ.

Yeni Yaşamın Adresi; HDP’dir!

HDP: Emeğin ve ezilenlerin kurtuluşu için; özgürlük, barış ve adalet için mücadele eden güçlerin birliğinden oluşmuş tek partidir.

HDP: Merkezden yerel örgütlere kadar her örgütlenmede Eş Başkanlık ve kota sistemiyle siyasette eşit temsilin sağlanmasını zorunluluk haline getiren ve uygulayan tek partidir.

HDP; Kadına yönelik şiddet suçu işleyenleri aday göstermeyen tek partidir.

HDP: Erkek egemen sisteme, politika ve uygulamalara, kadına yönelik şiddetin bütün biçimlerine karşı mücadele eden, kadın cinayetlerinin sonlanması, can güvenliğinin sağlanması için mücadele eden, “Kadına yönelik cinsel şiddetin tanınması ve soruşturulmasında kadın beyanı esastır” ilkesini savunan tek partidir.

HDP: Kadınların ev içi emeğinin görünür kılınmasını önemseyen, ev emekçisi kadınların sosyal haklarını kazanması için mücadele eden tek partidir.

HDP: Kamu hizmetlerini, kadınların ihtiyaçlarını önceleyerek yapan, kadınlara pozitif ayrımcılık ilkesiyle hizmet veren tek partidir.

HDP: “Her toplum kadınların özgürlüğü kadar özgürdür” politikasını temel şiar edinmiş tek partidir.

HDP: Kürt sorununun, barışçı, demokratik, eşit haklara ve gönüllü birliğe dayalı çözümünü, eşit ve özgür yurttaşlık hukukunu savunan tek partidir!

HDP; Homofobi ve transfobinin olmadığı, insanların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği nedeniyle öldürülmediği, ayrımcılığa uğramadığı eşitlikçi, özgürlükçü bir yaşamı savunan tek partidir!

HDP: Otoriter, antidemokratik, bürokratik ve cinsiyetçi devlet anlayışının son bulmasını sağlayacak, çoğul, farklılıkların eşit ve gönüllü beraberliğine dayalı bir toplumsal varoluştur.

HDP: Halkın doğrudan kendini yönettiği, etnik, dinsel, cinsel ve ulusal ayrımların olmadığı, farklılıklarını özgürce ve gururla ifade ettiği, işçi ve emekçilerin, ezilen ve sömürülenlerin gelecekleri hakkında söz, yetki ve karar sahibi olduğu YENİ YAŞAM çağrısıdır!

Cinsiyetçi, kadın düşmanı, antidemokratik politikalara ve Saray darbesine dur demek için tüm kadınları “Yeni yaşam” çizgisi etrafında birleşmeye çağırıyoruz!

Savaşa, Kadın Katliamları ve Kölece Yaşama Karşı Oylar HDP’ye!

 

Sosyalist  Kadınlar  Birliği – SKB