Salih Müslim: DAİŞ’in ömrü uzatılıyor, İdlib’deki başarısızlık gizleniyor

Salih Müslim: DAİŞ’in ömrü uzatılıyor, İdlib’deki başarısızlık gizleniyor

TEV-DEM Diplomasi Komitesi Üyesi Salih Müslim, Kobanê ve Girê Spî saldırılarının dörtlü zirveyle bağlantılı olduğunu belirtti ve şu iki sebebe dikkat çekti: “Bitme aşamasına gelen DAİŞ’in ömrünü uzatmak. İdlib’deki başarısızlığı gizlemek.”

02 Kasım 2018 – Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Diplomasi Komitesi Üyesi Salih Müslim, Kobanê ve Girê Spî’ye yönelik artan saldırıları değerlendirdi. Hawar Haber Ajansı’na (ANHA) konuşan Müslim, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü’ne dikkat çekerek, “Kobanê direnişi tarihe büyük harflerle yazıldı. Kobanê, tüm dünyaya direnişin ve DAİŞ’e karşı mücadelenin örneği oldu. Türk devleti bilinçli olarak Kobanê’nin özgürlük yıldönümünde saldırılar gerçekleştiriyor. Bu saldırılar Kobanê’de DAİŞ çetelerine karşı elde edilen zafer ve sembollere karşıdır” dedi.

‘DAİŞ’İN ÖMRÜ UZATILMAK İSTENİYOR’

Kobanê ve Girê Spî saldırılarının İstanbul’da düzenlenen dörtlü zirveyle bağlantılı olduğunu vurgulayan Müslim, saldırıların “Uluslararası Koalisyonu da açıkça tehdit ettiğini” söyledi. Müslim, “DAİŞ’in varlığı tüm dünya ve insanlık için büyük bir tehdittir. DAİŞ çetelerinin bitirilmesi ile Suriye krizinin çözümü için de gelişmeler sağlanacak. Türkiye’nin tam da böyle bir süreçte saldırılarda bulunması tesadüf değildir. Saldırılar ile DAİŞ’in ömrü uzatılmak ve Kuzey Suriye’deki sistemin gelişmesi engellenmek isteniyor” diye konuştu.

‘İDLİB BAŞARISIZLIĞI GİZLENİYOR’

Saldırıların bir sebebinin de “İdlib’deki başarısızlığı gizlemek” olduğunun altını çizen Müslim, şöyle dedi: “Türk devleti bu saldırıları gerçekleştirdiği sırada İdlib’deki gruplarını da Efrîn’e yerleştiriyor. Çete gruplarının bitirilmesi ile Rojava ve Kuzey Suriye için siyasi çözüm kanalları açılacaktır. Ancak Türk devleti olası bir çözümü engellemeye çalışmaktadır. Bu yüzden de İdlib, Efrîn ve Derazor’daki gruplarını koruyor. Türk devleti bu grupların bitirilmesini engellemek için dünyanın dikkatlerini İdlib’den başka yere çekmek istiyor.”

‘SORUMLULUK’ ÇAĞRISI

Saldırıların, DAİŞ’e yönelik sürdürülen “Cizre Fırtınası Hamlesi”nde önemli ilerlemelerin sağlandığı bir dönemde yaşandığına da dikkat çeken Müslim, “Uluslararası devletleri menfaatlerini koruyabilmek için Türk devletinin bu saldırıları karşısında sessiz kalmaktadır. İnsanlığın yok edilmesi dahi bu devletlerin umurunda değil. Uluslararası devletlerin sessizliği, insanlığın sırtına saplanmış bir hançer gibidir. Halbuki tüm insanlık için DAİŞ ile mücadele ediliyor. Derazor’da tüm insanlık için mücadele ediliyor ve Türk devleti de DAİŞ’ten özgürleştirilen alanlara saldırıyor. Bu saldırılar hiçbir şekilde kabul edilemez. Uluslararası devletler, bu saldırıları kırmızıçizgi olarak görmeli ve sorumluluklarını yerine getirmelidir” ifadelerini kullandı.

‘REJİM BM’YE ŞİKAYET ETMELİ’

Suriye rejiminin saldırılar karşısındaki sessizliği ile iradesizliğini de ortaya koyduğunu vurgulayan Müslim, şöyle devam etti: “Suriye rejimi, Türk devletinin bu saldırılarını uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi’ne şikayet etmelidir. Ne yazık ki Suriye rejimi iradesini Rusya’ya teslim etmiştir ve Rusya’nın kararları karşısında sessiz kalmaktadır.”

‘DİRENİŞTE ISRAR EDECEĞİZ’

Kuzey Suriye ve Rojava’da “demokratik ulus” projesi kapsamında önemli adımların atıldığını hatırlatan Müslim, “Türk devleti bu sisteme karşı saldırılarda bulunuyor. Kazanımlarımızı korumak için direnişte ısrar edeceğiz. Demokrasi taraftarı tüm kesimler, Türk devletinin saldırılarına karşı mücadele etmelidir” dedi.