‘Sarı Yelekliler’ hareketi bir Gezi olabilir mi?

‘Sarı Yelekliler’ hareketi bir Gezi olabilir mi?

Sarı yelekliler kendiliğinden bir hareket olarak doğuşuyla, kendine özgü bir simgeyle sokakta yerini alışıyla (sarı yelek), sosyal medya üzerinden yüzbinlere ulaşma gücüyle, taleplerdeki kapsayıcılıkta her ulus, cinsiyet-cinsel yönelim ve yaştan Fransalının yer alışıyla, eylem çeşitliliği radikalleşme eğilimi ve günlere yayılma potansiyeliyle Gezi direnişi günlerini anımsatıyor.

PARİS (L. Michel Destan)

19 Kasım 2018 – Fransa’da sosyal medya üzerinden kurulan ağlarla yüzbinlerce kişinin örgütlenerek 17 Kasım günü başlattığı “Les Gilets Jaunes” yani “Sarı Yelekliler” ülkede ve Belçika’da eylemlerine devam ediyor. Benzin fiyatlarının artışına ve hayat pahalılığına karşın çalışanların ücretlerinde artışa gidilmeyişine karşı başlatılan eylemler binlerce noktada yol kesme (blokaj), trafiği yavaşlatma, yürüyüş, gösteri ve miting gibi biçimlerle gün boyu sürdü.

Akşam saatlerinde Paris merkezinde bulunan Champ-Elysee’deki parlamento sarayı önünde protesto ile devam etti. “Diktatör Makron” dövizleri, temel tüketim ürünlerine yapılan zamlar ve genel hayat pahalılığı karşısında alım gücünün düşmesine karşı atılan sloganlar Macron yasalarının teşhirini gösteren bir veri oldu. Polisin eylemcilere gazla saldırdığında, kitlenin dilindeki sloganlardan hareketin gün boyunca sokakta nasıl da gerçek bir Macron ve hükümetine karşıtlığında kitle bilincinin dönüştüğünü, ufuk kazandığını gösteriyor.

17 Kasım günü ülke genelinde yapılan eylemlere İçişleri Bakanlığının açıklamasına göre 287 bin kişi katıldığı belirtilirken, 2 bini aşkın yerde yapılan eylemlerin 450 noktadasında blokaj yapıldı. Eylemlerin ilk gününde 1 kişi yaşamını yitirdi, 409 eylemci ve 19 polis yaralandı. 282 kişi gözaltına alınırken 157 kişinin gözaltısı devam ediyor. Yaşamını yitiren Chantal Mazet’in kızı basına verdiği demeçte, annesinin ölümünden Macron hükümetini sorumlu tutarak hukuki yollara başvuracağını belirtti.

Sarı yelekliler gecede eylemlerine devam etti ve pazar gününe taşıdılar. 18 Kasım Pazar günü yapılan eylemlere 50 bin kişinin katıldığı belirtilirken Paris Disneyland’ta yapılan blokaj eyleminde araçların ücretsiz park yapması sağlandı. Birçok çevre yolu blokaj yapılarak kapatıldı.

Fransa’da gündeme oturan ve politik çevreler arasında polemiğe, tartışmalara neden olan ezilenlerde umut yeşerten sarı yeleklilerin eylemleri devam edeceğe benziyor. Şimdiden 24 Kasım için Paris’te büyük bir eylem çağrısı yapıldı.

İşçi ve emekçilere dönük hak gasplarına ve saldırgan tutum ve yasalara, eğitim ve emeklilik yasasına, dış politika ve özellikle Ortadoğu’daki savaş kışkırtıcılığına geçtiğimiz günlerde savaş suçlusu devlet başkanlarına ev sahipliği yapması eklendi. Yine ülkede kadına ve göçmenlere yönelik şiddetin giderek boyutlanması gibi bir dizi kapitalist saldırgan politikalara karşı Fransız ezilenlerinin hoşnutsuzluğu artmış durumda. Fransız burjuva medyası katılımlara ilişkin farklı rakamlar belirtse de eylemlerde bir milyon kişinin sokaklarda olduğu belirtiliyor.

Sarı yelekliler kendiliğinden bir hareket olarak doğuşuyla, kendine özgü bir simgeyle sokakta yerini alışıyla (sarı yelek), sosyal medya üzerinden yüzbinlere ulaşma gücüyle, taleplerdeki kapsayıcılıkta her ulus, cinsiyet-cinsel yönelim ve yaştan Fransalının yer alışıyla, eylem çeşitliliği radikalleşme eğilimi ve günlere yayılma potansiyeliyle Gezi direnişi günlerini anımsatıyor.

Bazı noktalarda sağ görüşlü göçmen karşıtlarının etkisi olduğu görülse de bu tekillik taşıyor. Bu durum bile sarı yeleklilerin, halk hareketi karakteri taşıdığını gösteriyor.

Buna karşılık solda SP, FKP, NPA (Yeni Antikapitalist Parti), Ensemble! (Birlikte!) ve en büyük işçi konfederasyonu CGT, bu öfke ve tepkiyi haklı bularak parçası olmakla birlikte, faşistlerle birlikte eylem yapmayacaklarını açıkladılar. Keza, CGT’nin etkin olduğu bazı bölgelerde eylemlere katıldıkları ve propagandasının yapıldığı sosyal medyaya yansıdı.

Bazı kesimlerin çevreci görüşleri nedeniyle eylemlere katılmadıklarını ifade etmiş olmaları kamuoyunda çevre kirliğine en çok neyin neden olduğu üzerine polemiklerin yapılmasına vesile oldu.

La France Insoumise – Boyun Eğmeyen Fransa lideri J-L Melenchon, “İçinde faşolar olsa da bu bir öfkeliler hareketi” dedi ve eylemi desteklediklerini açıkladı.

Siyasi partiler özellikle Fransız solcuları kendi cephelerinde eylemi destekleyip desteklememeyi tartışa dursun, kendiliğinden bir kitle hareketi olarak eylemler devam ediyor ve edecek. Fransız ezilenleri tarihsel direniş geleneği haznesine yeni deneyler ekleyerek, yepyeni komünler yaratacak mı, hareketin gidişatı belirleyecektir.